Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/879 E. 2011/4268 K. 13.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/879
KARAR NO : 2011/4268
KARAR TARİHİ : 13.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, …. Köyü 379 parsel sayılı 8680 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ormanla ilgisi olmadığı halde 2006 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alındığını bildirerek sınırlamanın iptalini istemişlerdir. Mahkemece Orman Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumetten reddine, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından 379 parselin orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık sürede açılan orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 10.08.2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ile 1975 yılında kesinleşen arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli taşınmazın 1959 tarihli memleket haritasında ve 1954 tarihli hava fotoğraflarında yeşil orman alanı içinde kaldığı yeşil alanın tamamının yüzölçümünün 3 hektardan küçük olması, orman sınırlarının dışında bulunması ve çevresinin tamamen tarım alanı olması ve tapulu olması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu sonucuna varılmıştır.
6831 sayılı Yasanın 1/G maddesinde “orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler orman sayılmaz.” hükmü bulunmaktaysa da, burada sözü edilen sahipli araziden tapulu olan taşınmazların kastedildiği, ancak yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan Temmuz 288 tarih 249 numaralı sicilden gelen Ağustos 1955 tarih 52 numaralı ilk geldisi 2 dönüm yüzölçümlü tarik, …, dere sınırlı; intikal eden kayıtta ise 9190 m2 yüzölçümlü , yol, orman ve Böğülden mevkii sınırlı, tarla niteliğindeki tapu kaydının sınırlarının tam olarak taşınmaza uyduğunun belirlenemediği, taşınmazın arazi kadastrosu sırasında “koru” niteliğiyle tesbit edilmesi nedeniyle tapunun cinsinin de taşınmaza uymadığı, taşınmaza komşu olan 353,378 ve 383 parsellerin tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının hiçbirinin de bu taşınmazı sınır okumadığı, taşınmazın üzerinde 30-80 yaşlarında meşe ağaçlarının bulunduğu ,yine sınırdaki 378 parselin Kadastro Mahkemesinin 1983/48 sayılı dosyasında; 357 parselin de 1981/137 sayılı dosyasında yapılan yargılamalar sonucunda hükmen orman niteliğiyle tapuya tescillerine karar verildiği ve 357 parselin doğu sınırından itibaren geniş yüzölçümlü devlet ormanı niteliğinde taşınmaz bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tapu kaydının cinsinin, miktarının ve sınırlarının uymaması nedeniyle sahipli olduğu kabul edilemeyen, sınırında devlet ormanı bulunan, halen eylemli orman niteliğinde ve öncesi de orman sayılan taşınmaz hakkında 6831 sayılı yasanın
maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, davanın reddine ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanlış görüşle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.