YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6643
KARAR NO : 2022/7702
KARAR TARİHİ : 13.09.2022
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan (mağdure sayısınca) gerçekleştirilen yargılama sonunda, atılı suçlardan mahkumiyetine dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.01.2019 gün ve 2018/297 Esas, 2019/37 Karar sayılı hükmün istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.10.2020 gün ve 2019/3839 Esas, 2020/200 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun mağdure …’ye yönelik müsnet suçtan kurulan hüküm yönünden esastan reddine, mağdure …’ya yönelik atılı suçtan kurulan hüküm açısından ise kabulüyle hükmün kaldırılarak müsnet suçtan mahkumiyetine dair kararın suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.02.2022 gün ve 2021/15203 Esas, 2022/946 Karar sayılı ilamıyla suça sürüklenen çocuğun temyizin vazgeçmesi nedeniyle katılan Bakanlık vekilinin temyiziyle sınırlı yapılan incelemede anılan Bakanlık vekilinin dilekçesinde temyiz sebebi göstermediğinden isteminin reddine dair kararına vekalet ücreti yönünden temyiz sebebi bulunduğundan bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2022 günlü, 14-2020/67997 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmekle tetkik edildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 08.02.2022 gün ve 2021/15203 Esas, 2022/946 sayılı temyiz isteminin reddi kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nın 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme ve suça sürüklenen çocuk …’un temiz aşamasında on sekiz yaşını bitirdikten sonra bulunduğu cezaevi aracılığıyla verdiği 30.11.2021 günlü yazılı beyanında temyizden feragat ettiğini bildirdiği de gözetilerek katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiziyle sınırlı yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili olarak istinaf yoluna başvuran suça sürüklenen çocuk müdafisinin, katılan Bakanlık vekili lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf talebi bulunmadığı ve vekalet ücreti şahsi hakka ilişkin olup suça sürüklenen çocuk tarafından ayrıca istinaf sebebi olarak belirtilmediği takdirde re’sen nazara alınamayacağı gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde katılan Bakanlık lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.01.2020 gün ve 2019/3839 Esas, 2020/200 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, istinaf ilamında katılan Bakanlık vekili lehine takdir edilen vekalet ücretinin kaldırılmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması ve ilk derece mahkemesi ilamındaki vekalet ücretine ilişkin ibarenin aynen muhafaza edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 13.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.