YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6838
KARAR NO : 2011/10865
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 158 ada 3 ve 158 ada 48 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 2/B uygulaması sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 02.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Yörede 1989 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … köyü 158 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 19200 m2 ve 158 ada 58 parsel sayılı taşınmaz 30600 m2 yüzölçümü ile asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılarak sınırlandırılmıştır. Kadastro mahkemesinin 1994/177 -1999/116 sayılı dava dosyasın da davanın kısmen kabulüyle 158 ada 3 parselin … adına, 158 ada 58 parselin ise 25475 m2’lik kısmının … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hüküm onanarak kesinleşmiştir. Çekişmeli 158 ada 3 parsel halen tapuda … ve arkadaşları adına kayıtlı olup tapu kaydı 16.11.2005 tarihli verasette intikal yoluyla davalı … ve arkadaşlarına geçmiştir. 158 ada 58 parsel halen tapuda 25475 m2 yüzölçümü ile … adına kayıtlı olup tapu kaydı 26.09.2000 tarihli satış sonucunda davalı …’a geçmiştir. Kadastro mahkemesinin 1994/177 -1999/116 sayılı dosyasında davalı …’ın taşınmazı satın aldığı … ile … ve arkadaşlarının miras bırakanı … ile Hazinenin taraf olduğu ve hükmün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.02.2000 gün ve 2000/4 – 577 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenle, halefiyet ilkesi gereğince davalılar ve davacı Hazine yönünden kesin hüküm oluşturduğu anlaşıldığına ve mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 03/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.