YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10965
KARAR NO : 2010/9048
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki 01.04.2003 tarihli Direkt Satış Noktası Sözleşmesine aykırı olarak davalının işyerinde rakip firma ürünlerini pazarladığını, davalıya gönderilen ihtarname ile akde aykırılığa son verilmesi talep edilmesine rağmen davalının akde aykırı davranışlarına devam etmesi üzerine müvekkili şirketin ihtarname ile sözleşmeyi feshederek cezai şart tutarı 13.000 USD’yi ve sözleşme özel hükümleri gereği pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli olarak davalıya ödenen 10.030.00 YTL’yi ödemesinin davalıdan istendiğini, ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığnı iddia ederek 15.000 USD cezai şart alacaklarının faizi ile birlikte tahsiline ve sözleşme özel hükümleri gereği fatura karşılığı yapılan ödemelerin toplamı 10.030.00 YTL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak işyerinde rakip firmalara ait ürünlerin teşhir ve satışının yapılmış olduğunun tespit edildiği, davacının davalıya önce akde aykırı davranışlara son vermesi için ihtarname gönderdiği, davalının bu ihtarname gereğini yerine getirmemesi üzerine 23.05.2006 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirip, 15.000.00 USD cezai şart ve 10.030.00 TL katkı payının ödenmesini istediği, davalı tespit sırasında işyerinde bulunan rakip firmaya ait ürünlerin bitişikte bulunan ve kapanan başka bir işyerinin malları olup, geçici olarak dükkanda bulunduğunu savunmuş ise de, bu savunmasını ispatlayamadığı gibi bu durumun hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, bu nedenle davalının akde aykırı davranışları nedeniyle pazarlama hakkı bedeli olarak aldığı 10.030.00 TL’yi ve 15.000.00 USD cezai şart bedelini ödemekle yükümlü olduğu, davalının ihtarname ve tanınan süre sonucu 02.06.2006 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ancak davalının 2004 ve 2005 yıllarına ait vergi beyannamelerinde ödediği vergi miktarları ve geliri dikkate alındığında davalı tacirce ödenmesi gereken cezai şartın tahsili yoluna gidilmesi halinde davalının eskisi gibi ticari hayatını sürdürmesi mümkün olmayacağı ve davalının iktisaden mahvına sebebiyet
vereceği kanaatine varıldığından TTK.’nun 24. maddesi hükmü ve B.K.’nun 20. maddesi hükmü ile sınırlı olup, B.K.’nun 20. maddesine göre bu seviyedeki bir cezai şart ahlaka ve adaba aykırı sayıldığından B.K.’nun 161. maddesi gereğince cezai şartın 1/3 oranında tenkis edilerek 5.000.00 USD cezai şart alacağının 02.06.2006 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranda reeskont faizi ile 10.030.00 TL katkı payı bedelinin 02.06.2006 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin cezai şart talebinin tenkis sebebiyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.