Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10960 E. 2013/1443 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10960
KARAR NO : 2013/1443
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, … İlçesi, … Köyü, 111 ada 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587 ve 588 parsel sayılı taşınmazlar, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine “2/B madde ve davalı gerçek kişiler lehine kullanım” şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, dava konusu taşınmazların kullanım hakkının murisleri …’tan intikal ettiği halde, bir kısım mirasçılar lehine kullanım şerhinin verildiğini belirterek, kadastro tutanağının beyanlar hanesine lehlerine miras hakları oranında kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Orman Yönetimi ise, 08.04.2011 tarihli harçlı dilekçesiyle, dava konusu taşınmazlardan, 585 ve 588 parsellerin tamamıyla, 586 ve 587 parsellerin ise, mahkemece yapılan keşifte alınan bilirkişi raporlarına ekli krokide (C) ile gösterilen bölümlerinin fiilen eylemli orman olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve … Köyü, 111 ada 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587 ve 588 parsel sayılı taşınmazların, kadastro tesbitlerinin iptali ile, 111 ada 581, 582, 583 ve 584 parsel sayılı taşınmazların tamamının ve 586 ve 587 parsel sayılı taşınmazların 10.02.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (D) ile gösterilen bölümlerinin 128 pay kabul edilerek 16 payının … kızı, 1950 d.lu …, 16 payının … oğlu, 1952 d.lu …, 16 payının … kızı, 1958 d.lu …, 16 payının … kızı 1961 d.lu …, 16 payının … oğlu, 1964 d.lu …, 16 payının … kızı, 1970 d.lu …, 16 payının … oğlu 1970 d.lu …, 4 payının … … kızı, 1953 d.lu …, 3 payının … kızı, 1990 d.lu … …, 3 payının … oğlu 1992 d.lu …, 3 payının … oğlu, 1992 d.lu …, 3 payının … kızı, 1995 d.lu … kullanımında olduğunun beyanlar hanesinde şerhine ve taşınmazların bu haliyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 111 ada 585 ve 588 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 586 ve 587 parsel sayılı taşınmazların ise 10.02.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1970-1971 yıllarında seri usulle (Topçular serisi, Kirten serisi) yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması 06.11.2001 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir
Davalı Hazine tarafından, dava konusu taşınmazların kullanıcı şerhlerine yönelik olarak açılmış bir dava bulunmadığına ve davacı gerçek kişiler fiili kullanıma değil, taşınmazların beyanlar hanesinde lehlerine kullanım şerhi verilen davalı kişileri ile birlikte miras hakkı nedeniyle kullanım haklarının bulunduğuna dayandıklarına göre, davalı Hazine vekilinin davacı ve davalı gerçek kişiler lehine beyanlar hanesinde kullanım şerhi verilen 111 ada 581, 582, 583 ve 584 parsel sayılı taşınmazların tamamına ve 586 ve 587 parsel sayılı taşınmazların 10.02.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (D) ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece, dava konusu taşınmazlardan 111 ada 585 ve 588 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 586 ve 587 parsel sayılı taşınmazların ise, krokide (C) ile gösterilen bölümlerinin eylemli durumları itibariyle değil 31.12.1981 tarihi itibariyle 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesinde belirtilen ve orman rejimi dışına çıkartılmasını gerektirecek şartları taşımadığı gerekçesiyle, katılan … Yönetiminin açtığı dava kabul edilerek bu taşınmaz ve taşınmaz bölümlerinin orman niteliğiyle tapuya tescillerine karar verilmiş ise de, verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlar 6831 sayılı Kanunun 2/B madde niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olup, bu nitelikleri itirazsız kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi ile 2896 sayılı ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2/B madde uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak, fiilen orman olduğu tesbit edilen yerler 6831 sayılı Kanunun 11/5. maddesi uyarınca talep halinde orman niteliği ile tahsis ve tapuya tescil edilebilir. Ancak, çekişmeli taşınmazların eylemli biçimde orman olmadıkları, üzerlerinde herhangi bir orman ağaç ve ağaçcığı bulunmadığı mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir.
Buna göre, yani mahkemece toplanan deliller, bilirkişi raporları ile keşif tutanağına yansıyan bilgilere göre, 111 ada 585 ve 588 parsel sayılı taşınmazların tamamıyla, 586 ve 587 parsel sayılı taşınmazların ise, 10.02.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen bölümleri eylemli olarak orman olmadıkları anlaşıldığına ve çekişmeli taşınmazların Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleştiğine göre, davacı … Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
O halde, eylemli olarak orman niteliğinde olmadıkları belirlenen dava konusu 111 ada 585 ve 588 parsel sayılı taşınmazların tamamıyla, 586 ve 587 parsel sayılı taşınmazların ise 10.02.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen bölümlerinin davacı gerçek kişilerin hükmü temyiz etmemesi gözetilerek kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilebilmesi için usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 111 ada 585 ve 588 parsel sayılı taşınmazların tamamıyla, 586 ve 587 parsel sayılı taşınmazların ise 10.02.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen bölümleri hakkında kurulan hükmün BOZULMASINA 18/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.