YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1866
KARAR NO : 2011/5095
KARAR TARİHİ : 27.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.10.2008 gün 2008/8-644-651 sayılı bozma karında özetle: “Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ziraat yüksek mühendisi … … ve ziraat mühendisi … … tarafından sunulan 30.09.2004 tarihli raporda, davaya konu taşınmazı önceki bilirkişi raporlarında olduğu gibi parçalara ayırmanın doğru olmayacağı, taşınmazın bir bütün olarak ele alındığında zirai faaliyete uygun olmayan, bidayetten beri işlenmeyen, muhafaza makiliği niteliğindeki yerlerden olduğu, üzerindeki fundalık ve çalılıktan oluşan bitki örtüsünün 1-2 yıl önce dozerle kaldırıldığı, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı belirtilmiştir.Bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken gerekmediği halde yeniden keşif yapılıp farklı ziraat bilirkişiden rapor alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Hazine, Medeni Yasanın 713/6. maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı …’in davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile Kurtdoğmuş Köyünde bulunan fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 20.07.2005 tarihli rapor ekindeki krokide etrafı sarı renk ile çizilen 71.692,09 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından esasa yönelik olarak, davalı … Yönetimi tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca açılan tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1957 yılında genel arazi kadastrosu, 23.01.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 03.07.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyularak işlem yapıldığına göre yazılı şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak davalılardan orman yönetimi kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde Orman Yönetimi yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden
hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Davalılar yönünden davanın ortak sebepten reddine karar verildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi uyarınca orman yönetimi ve Hazine vekili için tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden hükmün 5 rakamlı bölümünde yer alan “ile” sözcüğünden sonra gelen sözcükler çıkarılarak bunların yerine “1/2’şer pay itibariyle davalılar Hazine ve orman yönetimine eşit olarak verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 27.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.