Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/857 E. 2013/1833 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/857
KARAR NO : 2013/1833
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, Devlet Ormanı olarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 4 dönümlük ve 10 dönümlük iki parça taşınmazının orman parseli içinde bırakıldığını ileri sürerek, tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, 103 ada 1 parselde kalan ve teknik bilirkişi raporunda (H) harfi ile işaretli bölüme ilişkin davanın reddine, 14.09.2009 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) işaretli 4776,34 m2 yüzölçümlü bölüme ilişkin davanın kabulü ile bu kısmın kadastro tesbitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (H) harfi ile işaretli bölümünün orman sayılan, (A) harfi ile işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve bu bölüm üzerinde zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Bilgisine başvurulan orman bilirkişi, raporunda taşınmazın (H) harfi ile işaretli bölümünün eski tarihli memeleket haritasında ve hava fotoğraflarında orman sayılan, (A) harfi ile işaretli bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, (H) bölümü üzerinde eylemli meşe ağaçlarının bulunduğunu belirterek (H) kısmının orman, (A) kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiştir. Ne var ki, rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarında her iki taşınmazın görünümünün aynı olduğu, iki bölümün de açık alanda görüldüğü, kaldı ki (H) kısmı üzerinde meşe ağacının bulunmadığı, ziraat bilirkişi raporuna göre de, buğday ekili olup içinde bir asma ile 20 yaşında 3 incir ağacı bulunduğu belirtilmiştir. Bu olgulara göre, orman bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi taşınmazların gerçek durumunu ortaya koymaktan uzak ve yetersizdir. Yetersiz ve çelişkili rapora göre hüküm kurulamaz. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı
sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usû ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harçlarının istek halinde iadesine 25.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.