Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1872 E. 2010/4761 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1872
KARAR NO : 2010/4761
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, 27.10.2008 tarihli dilekçesiyle, Varsak Köyü 3173 ada 8 sayılı parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1988 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla açıktaları tapu iptal tescil davasının kabulüne ilişkin Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 12.07.2005 gün ve 2001/335-448 sayılı kararının kesinleştiğini, ancak tapu maliklerinden … …’in baba adı … olduğu halde mahkeme kararında Abdulmuttalip olarak gösterilmesi nedeniyle bu kişi hakkındaki kesinleşen mahkeme kararının infaz edilemediğini, bu nedenle Varsak Köyü 3173 ada 8 sayılı parselin davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜYLE, çekişmeli 3173 ada 8 sayılı parselin davalı adına olan ¼ paya ilişkin tapu kaydının iptaline ve bu payın 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.5.1980 tarihinde ilan edilen, itirazların incelenmesiyle komisyon çalışmaları da 20.06.1983 tarihinde ilan edildikten sonra kesinleşen, aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 600 m2 yüzölçümünde tapuda davalı ¼ payı … oğlu … … adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, Varsak Köyünde yapılan arazi kadastrosunda, 112100 m2 yüzölçümündeki tarla niteliğiyle, 533, 334, 535 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 23.08.1963 tarihinde ölü … oğlu … adına tesbit edilip, 29.03.1971 – 28.04.1971 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda kesinleşerek tapuya kayıt edilen ve 08.02.1988 tarihinde Dudu Kahraman ve arkadaşlarına intikal eden 843 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu parselin 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, Varsak Köyünde 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunun çalışmalarına konu edilmediği, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ancak, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, bu işlemin Antalya İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararıyla, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve bu niteliğinin yitirmediği belirlenerek, (makiye ayırma işlemine değer verilmeden) orman rejimi dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, kararın Danıştay tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, daha sonra, 1989 yılında 3373 Sayılı Yasa döneminde yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sırasında, yine makiye ayırma işlemine değer verilmeden, taşınmazın 1947 yılında kesinleşen orman sınırları içinde aplike edildikten sonra 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması soncu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiği belirlenip,
Vakıflar Genel Müdürlüğünün Ağustos 1936 tarih 1 numaralı tapu kaydına dayanarak Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı el atmanın önlenmesi davası, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanı tarafından Hakem sıfatıyla görülen bu davada Ağustos 1936 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan ve … Elemanı bilirkişi … … tarafından düzenlenen 28.05.1970 tarihli krokide gösterilen taşınmaza, Orman Yönetiminin el atmasının önlenmesine 09.04.1973 gün ve 1974/40 – 48 sayıyla karar verilmişse de, Hakem kararına ilişkin dava dosyası yada kararın onaylı örneği ve eki … elemanı bilirkişi krokisi bulunamadığı gibi Hakem kararının kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, Hakem tarafından 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosunun da iptal edilmediği,
Çekişmeli taşımaz, 1946 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 1975 yılında arazi kadastro ekiplerince bu durum gözönünde bulundurulmadan ikinci kez kadastrosunu yaparak o tarihde kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmaz hakkında sicil oluşturduğu 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934’üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceği”, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY’nın 1026. (EMY – 934, İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği,
27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü, gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, kararda davalının baba adının yazılmaması doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında ikinci bendin ikinci satırında yer alan “davalı adına olan ¼ paya ilişkin tapu kaydının İPTALİNE” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “ davalı … oğlu … … adına kayıtlı olan ¼ paya ilişkin tapu kaydının İPTALİNE.” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.