Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/281 E. 2010/5121 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/281
KARAR NO : 2010/5121
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … Köyü 1315 sayılı parselin 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken 1986 yılında kesinleşen 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini ve tapunun beyanlar hanesine 2/B madde şerhinin konulmasını istemiştir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 10.11.2008 gün 2008/14898-14753 sayılı kararıyla; “kesin hüküm olduğu kabul edilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.1971 gün “1971/135-275 sayılı dosyanın Seka’ya gönderilmesi nedeniyle dosya içine konulan mahkeme kararı örneği incelendiğinde, davalının bayii … …’ın Hazine ve Köy Tüzelkişiliğine husumet yönelterek açtığı tescil davasının gerekçeli kararında dava tarihinden çok önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritasının uygulandığı ya da orman araştırması yapıldığı konusunda hiç bir bilginin bulunmadığı, bu konuda bilirkişilerden rapor alınmadığı, dinlenen tanıkların dava konusu taşınmazın Hazine ile ilgisinin olmadığı ve davacının kullanımında olduğu konusundaki beyanlarının esas alınarak, taşınmaz o tarihte 1949 yılında kesinleşen orman sınırları içinde olduğu ve Medeni Yasanın 713. (639) maddesi gereğince Orman Yönetimi yasal hasım olduğu ve o tarihte Medeni Yasanın 713. (639) maddesi gereğince yasal hasım olması gereken Orman Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmediğinden verilen tescil kararının Orman Yönetimini bağlamayacağı, tescil kararı ile 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosunun iptal edilmemesi nedeniyle geçerliliğini sürdürdüğü, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde iken 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kayıp etmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı ve işlemin kesinleştiği, taşınmazın Hazineye intikal etme nedeninin taşınmazın orman kadastro sınırı içinde kalması olduğu ve temyize konu davada Hazine taşınmazın 1949 tahdidi içinde iken kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini istediğine göre, her iki davanın hukuki sebeplerinin farklı olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.1971 gün ve 1971/135-275 sayılı kararının H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturmayacağı gözetilerek, davanın esası hakkında bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 45/3. Maddesinin yürürlüğü sırasında 04.11.1987 tarihinde dava konusu parselin tesbitinin yapıldığı ve 31.12.1987 – 29.01.1988 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleştiği, yasanın bu maddesinin sonra Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/37-13 sayılı kararı ile iptal edilmesinin, Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümeyeceği ilkesi karşısında, sonuca etkili olmayacağı belirtilerek ve önceki karar gerekçesini değiştirerek bozma kararına uyulmayarak kararda direnilmiştir. Hükmün Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2009 gün 2009/20-423 – 504 sayılı kararıyla; “yerel mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 45/3. maddesinin irdelenerek önceki hükümden farklı, yeni bir hüküm tesis edildiği, bu nedenle ortada direnme kararı bulunmadığından temyiz inceleme görevinin Özel Daireye ait olduğu” gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken 6831 Sayılı Yasanın kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında ve seri bazda yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1986 yılında yapılarak 27.05.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 15/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.