Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4164 E. 2011/5411 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4164
KARAR NO : 2011/5411
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2006/3847-6136 sayılı bozma kararında; “Mahkemece eski tarihli resmi belgelerin uygulanması sonucu çekişmeli 3350 parselin (A) işaretli (104.349 m2) bölümünde meşelik bulunduğu ve eğiminin de yüksek olduğu (% 10-15) gerekçesiyle (A) bölümü ile buraya sınır olan çekişmeli 3330 ve 3353 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına, yine 3317 parselin orman bütünlüğü içinde kaldığı gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, geriye kalan 3333, 3335, 3336, 3338, 3339, 3340, 3341, 3344, 3345 ve 3346 parsellerin eski tarihli resmi belgelerde açık alanda kaldığı, eğimlerinin düşük (% 3-8) olduğu gerekçesiyle tespit gibi davalı gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; çekişmeli 3350 parsel, kadastro sırasında 74 Hektar 5862 m2 yüzölçümündeki mera parseli olarak sınırlandırılmış, bu parsel içinde yer alan diğer … yüzölçümlü çekişmeli parseller ise tarla niteliği ile tespit edilmiş, dairenin yakın komşu durumunda olan tüm parsellerin davasının bir arada görülüp sonuçlandırılmasını öngören bozma kararı üzerine dosyalar birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. Çekişmeli parsellere komşu olan ve yine 3350 nolu ana parsel içinde yeralan 3334, 3343, 3342 ve 3332 parsellerin tespitleri kadastro sırasında kişiler adına yapılarak itiraz olmaması nedeniyle kesinleşmiş, tespitlerine itiraz edilen 3331 parselin Kadastro Mahkemesinin 2002/2, 3337 parselin ise 1998/154 sayılı dosyada yapılan yargılamaları sonucunda uzman bilirkişi Özgür Göksu’nun taşınmazların orman bütünlüğü içinde yeralmaları ve orman toprağına sahip olmaları nedeniyle “orman sayılan yer” şeklinde mütalaası üzerine orman niteliği ile Hazine adına tescil edilip kesinleşmiştir.
Temyize konu dosyada hükme esas alınan uzman bilirkişi … Kurt tarafından hazırlanan rapora ekli memleket haritası kadastro paftası ile çakıştırılmaksızın hazırlanmış ise de, tespit gibi tescillerine karar verilen çekişmeli 3333, 3335, 3336, 3338, 3339, 3340, 3341, 3344, 3345 ve 3346 nolu parseller ile hükmen orman olan 3331 ve 3337 parsellerin memleket haritasındaki konumu, münhani çizgilerinin durumu birbiri ile aynıdır. Bu nedenle, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yer olarak değerlendirilmeleri çelişkiye neden olmaktadır.
Çelişkinin giderilmesi için mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın
45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tarım uzmanı bilirkişiden çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü, üzerlerinde meşe ağacı varsa yaşları, arazideki dağılımı yönünden herbir parsel için ayrı ayrı rapor alınmalı, dosyada bulunmayan 3347 ve 3349 parsellerin kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı kayıt ve belgeler getirtilmeli, toplanacak deliller birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu … köyü, 3330, 3333, 3335, 3336, 3338, 3339, 3340, 3341, 3344, 3345, 3346, 3353 parsel sayılı taşınmazların TESBİT GİBİ TAPUYA KAYIT VE TESCİLLERİNE,
Dava konusu olan aynı köy 3317 parsel ve 3350 parselsayılı taşınmazların yapılan kadastro tesbitinin iptali ile taşınmazların … ve orman bilirkişilerinin müştereken düzenledikleri 25.11.2010 havale tarihli rapor ve krokilerinde 3350 parselde (A) harfi ile gösterilen 3399.43 m2lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 20342.94 m2lik kısımların ayrı ayrı parsel numalararı ile ORMAN VASFI İLE … adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE.
3350 Parselde bakiye kalan kısmın aynı parsel numarası ile TESBİT GİBİ TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE.
Dava konusu olan 3317 parselde aynı tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1046.24 m2lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 642.43m2lik kısımların ayrı ayrı parsel numaraları ile ve ORMAN VASFI İLE … adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE.
3317 parsel sayılı taşınmazda bakiye kalan kısmın aynı parsel numarası ile TESBİT GİBİ TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE. karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; çekişmeli 3317-3330 ve 3353 parseller yönünden verilen daha önceki karar temyiz edilmediğinden bu parseller yönünden hüküm kesinleşmiş olmasına rağmen yeniden hüküm kurulması, yine 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri
ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1-2-3 ve 4.bentlerinin çıkartılarak, bunun yerine, “Davanın kısmen kabulü ile dava konusu … köyü, 3333, 3335, 3336, 3338, 3339, 3340, 3341, 3344, 3345 ve 3346 parsel sayılı taşınmazların TESBİT GİBİ TAPUYA KAYIT VE TESCİLLERİNE,
Dava konusu 3350 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tesbitinin iptali ile … ve orman bilirkişilerinin müştereken düzenledikleri 25.11.2010 havale tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 3399.43 m2lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 20342.94 m2lik kısımların ayrı parsel numaraları ile ORMAN VASFI İLE … adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE.
3350 Parselde bakiye kalan kısmın aynı parsel numarası ile TESBİT GİBİ TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,
Dava konusu 3317-3330 ve 3353 sayılı parseller hakkında daha önce verilen hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden, bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” ve “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.