Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2151 E. 2013/5409 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2151
KARAR NO : 2013/5409
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının dava dışı asıl borçlu … adına kullandırılan genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2009/13363, 13364 ve 13364 Esas sayılı takip dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takiplerine konu borcun dava dışı ….., tarafından 69.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere alacaklı bankaya ödendiğini ve banka alacağının temlik alındığını, daha sonradan davalı tarafından icra dosya borçlarının ödendiğini, rücu belgesi alınmak suretiyle temlik alanın haklarına halef olunduğunu, davalının bu rücu belgesine dayanarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, icra takibinin müvekkilinin itirazı sonucu durduğunu, davalı yanın, hem asıl borçlu hem de müvekkili aleyhine icra takibine girişerek mükerrer tahsilat yapma niyeti olduğunu, temlik alacaklısı tarafından müvekkilinin ibra edildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iş bu davanın konusu ile ilgili olarak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/372 Esas sayılı itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu, bu davada ileri sürülen iddiaların itirazın İptali davasında da savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, borçlunun davacı sıfatıyla menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının menfi tespit davasında ileri sürdüğü iddiaların daha önce açılmış bulunan ve davacının bilgisi bulunan itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden davacı borçlunun iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.