Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11392 E. 2013/1521 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11392
KARAR NO : 2013/1521
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 101 ada 1 parsel sayılı 1774 hektar 0569,71 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle dava dışı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, eksik karar ve ilâm harcının verilen kesin süreye rağmen tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına ve … Köyü, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından, taşınmazın gerçek değerinin yapılacak keşifte ortaya çıkacağı ve bu hususun gözardı edildiği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastro ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece, davacılar vekiline verilen kesin süre içinde eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava, kadastro tesbitine karşı açılan, kadastro tesbitine itiraz davası olup, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi uyarınca harca tabidir. Gerek, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36/1. maddesi ve gerekse, 492 sayılı Harçlar Kanununun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 30 ve 32. maddelerinde, harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesinde; “muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” düzenlemesi ile açıklanmıştır. Buna göre; harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz ve 1086 sayılı …M.K.’nun 409. (yeni 6100 sayılı H.M.K.’nun 150.) maddesinde … süreler içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca kadastro hâkimi, dava harcı ile yargılama giderlerinin tesbit ve hesaplanmasında ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi emlak vergisi değerini yani kadastro tutanağında … “harca esas değeri” dikkate alır. Aynı maddenin 1. fıkrasında ise “taraflardan her biri dava harcını, dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılamak
zorundadır. Davacı, hâkim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderleri mahkeme veznesine yatırmadığı takdirde, onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 36/1, 28 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 30 ve 32. maddeleri, kadastro yargılamasının amacı da dikkate alınmak suretiyle birlikte değerlendirildiğinde, kadastro mahkemelerinde eksik harç halinde, mahkemenin davacı tarafa uygun bir kesin süre vermesi, süreye uymamanın neticelerinin davacı tarafa ihtar olunması, verilen süre içinde harcın yatırılmaması halinde doğrudan davanın açılmamış sayılması ve dava konusu taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece; davacılar vekiline, eksik yatırıldığı anlaşılan 606,35.- TL harcı, 20/12/2011 tarihli 6. duruşmada, 30 günlük kesin süre içerisinde yatırılması amacıyla süre verilmiş ve ihtarda bulunulmuş, belirlenen bu sürede eksik harç yatırılmadığından, 17/02/2012 tarihli 7. duruşmada 10 günlük kesin süre içerisinde yatırılması amacıyla davacılar vekiline ikinci kez süre verilerek sonuçları tam olarak açıklanıp tutanağa geçirilmeden “hukuki sonuçların ihtarına” şeklinde, geçerli bir ihtarın sonuçlarını da doğurmayacak şekilde ihtar yapılmıştır.
Harç olarak belirlenen miktar, davacıların dava dilekçesinde belirttiklerin taşınmazın kadastro tutanağının mahsus sutunundaki değer gözönüne alınarak belirlenmiştir. Halbuki, dava dilekçesi içeriği ve davacılar vekilinin 20/12/2012 tarihli 6. duruşmadaki taleplerinin 30 dönüm olduğuna ilişkin beyanı incelendiğinde, davacıların dilekçelerinde belirttiği taşınmazın tamamına değil, içersinde kendilerine ait olan kısma dava açtıkları anlaşılmaktadır. Davacıların dava ettikleri kısım, ancak; mahkemece yapılacak keşifte belli olacaktır. Mahkemece, bu hususlar gözardı edilerek taşınmazın dava edilen kısmının değeri doğru olarak tesbit edilmeden, hesaplanan eksik harcın tamamlanması için davacılar vekiline kesin süre verilmesi usûl ve kanuna uygun olmadığı gibi, ayrıca 6100 sayılı H.M.K.’nun 94/2. maddesindeki “hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.” hükmüne aykırı olarak iki kez kesin süre verilmesi usûl ve kanuna uygun görülmemiştir.
O halde, mahkemece; yargılamaya devam olunarak tarafların delilleri toplanmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yöntemine uygun keşif yapılmalı, davacıların dava konusu ettiği kısım belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.