YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11852
KARAR NO : 2013/19310
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi ve … Sey. Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı olarak talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 1979 yılı başından itibaren 2006 yılı 8.ayına kadar olan sürede sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının 1997 Eylül-2006 Temmuz tarihleri arasında toplam 3126 gün hizmetinin olduğuna ilişkin hüküm verilmiş ise de, varılan sonuç eksik incelemeye dayalı olduğundan usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86.(506 Sayılı Yasanın 79) maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları yada komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-532, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579, 2004/21-479-578 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise, yazılı şekilde tespitine karar verilen çalışmalar yönünden mahkemece inceleme yapılmış ise de; incelemenin yukarıda açıklanan şekilde yapılmadığı ortada olup dönem bordo tanıkları olarak dinlenen …, … ve … … davacının davalı işyerinde bilet satış-ayakçı işinde hangi tarihten itibaren ve ne şekilde çalıştığı yolunda açık beyanda bulunmadıkları ve diğer tanıklarda kayıtlı dahi olmadıkları halde uzun yıllara ait bu çalışmanın bu beyanlara dayalı olarak kabul edildiği ortadadır.
Yapılacak iş,yukarıda açıklandığı şekilde inceleme yapılmakla birlikte özellikle işverence …’na verilmiş dönem bordrolarında kayıtlı, davacı ile aynı dönemde birlikte çalışmış başka tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, tanıkların uzun yıllara dayalı çalışma iddiasın da ne şekilde bilği sahibi oldukları dahi ayrıntılı olarak sorulduktan ve gerektiğinde işverene komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri veya benzer işi yapanların kayıtlarına geçmiş kimseleri tespit edip, kayıtlarını isteyerek dinlemek ve tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip gerektiğinde bilirkişi raporu da alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan … Sey. Tic. Ltd.Şti’ne iadesine, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.