Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6261 E. 2011/10249 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6261
KARAR NO : 2011/10249
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişiler, 16.06.1999 tarihinde asliye hukuk mahkemesine verdikleri dilekçede tapulu yerlerinde Orman İşletmesince ağaçlandırma yapılması üzerine murisleri tarafından açılan elatmanın önlenmesi davası sonucunda taşınmazın 12500,00 m²’lik bölümünün orman olduğu 3676,00 m²’lik bölümünün de kendilerine ait tapulu tarım alanı olduğuna karar verilerek 3676,00 m²’lik bölümden Orman Yönetiminin menine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, daha sonra yörede çalışma yapan orman kadastro komisyonunca bu yerin tahdit içine alındığını ileri sürerek bu kesime yönelik tahdidin iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Asliye hukuk mahkemesince 28/11/2001 gün ve 1999/21-2001/41 sayılı davanın reddi yolunda kurulan hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince karar, mahkeme karar başlığının yasal unsurları taşımadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilanına uyulmuş ve bu kez 23/12/2002 gün ve 2002/50-53 sayılı davanın kabulü yolunda kurulan hükümde, krokide (A) ile işaretli 3676,00 m²’lik yerle ilgili orman tahdidinin iptaline, davacılar adına tapuya tesciline, davacıların özel orman olarak tescile yönelik istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili ve davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince, davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddine, asliye hukuk mahkemesinin 1985/36 E.-1985/41 K. sayılı dava dosyasında karar dayanağı krokide dayanak tapunun miktarı içinde kalan 3676,00 m²’lik bölüm güneyde … tarlasına bitişik konumda olduğu ve temyize konu dava dosyasında ise … elemanınca bu bölümün taşınmazın kuzey bölümünde gösterildiği gibi sözü edilen elatmanın önlenmesi dosyasında bulunan kroki ile şeklen de benzerlik göstermediği, elatmanın önlenmesi dosyasında belirlenen bölümün tapu kapsamında kaldığı kabul edilebileceğini ve mahkemece bilirkişi raporları arasında ki bu çelişki üzerinde durulmadığı gerekçesiyle davalı … Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek karar bozulmuştur. Asliye hukuk mahkemesince 11/11/2008 gün ve 2004/611-2008/918 sayılı davanın kabulü yolunda kurulan hükümde 167 ada 8 parselin krokide (A) ile gösterilen 3676,00 m²’lik bölümün tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, davalı … Yönetimin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince, yargılama devam ederken çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş, kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve dava konusu … köyü 167 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve krokide (A) ile gösterilen 3676,00 m²’lik bölümün yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olan dava, yargılama devam ederken çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden, kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1995 yılında yapılıp 11.04.1996 tarihinde ilan kesinleşen orman tahdidi ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; dava, orman kadastrosuna on yıllık süre içinde itiraz olarak açılmıştır. Orman kadastrosuna itiraz davasının yargılaması devam ederken yörede 2005 yılında genel arazi kadastrosu sırasında, dava edilen 3676,00 m²’lik yer 167 ada 8 parselin içinde orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiştir. Taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle dosya görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine intikal ettirilmesine rağmen mahkemece kadastro tespit maliki Hazine davaya dahil edilmemiştir.
Kural olarak; kadastro davalarında husumet tespit malik veya malikleri yada komisyonca malik kılınan gerçek veya tüzel kişilere yöneltilmek suretiyle açılması gerekir. Ormanlarda kuru mülkiyet Hazineye, kullanım hakkı ise Orman Genel Müdürlüğüne aittir. Ormanlar kamu malı niteliğinde olup, husumetin kural olarak tutanakta tespit maliki olarak ismi geçen ve yasal hasım konumundaki Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Taraf teşkili davanın görülebilme koşulu olup yargılama sırasında mahkemece resen nazara alınması gerekir. Ancak; mahkemece, tespit maliki Hazine davaya dahil edilmeden husumet yaygınlaştırılıp taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuştur. Taraf teşkili tam olarak sağlanıp tüm tarafların savunma ve kanıtları toplanmadan işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle, mahkemece yapılacak iş; kadastroda tespit maliki konumundaki Hazineye davalı olarak husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli, böylece taraf teşkili sağlanmalı, Hazineden açılan davaya karşı diyecekleri sorulmalı, ibraz edeceği … delilleri toplanmalı, elatmanın önlenmesi davasında Hazine taraf olmadığından, davanın Hazine yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı tartışıldıktan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.