Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10600 E. 2010/5886 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10600
KARAR NO : 2010/5886
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’a ait bulunan … Kaynak Suları bayiliğini (…Ticaret isimli işyeri) 190.000.00.-YTL bedelle 05.01.2007 tarihinde devir aldığını, sözlü olarak davalı ile görüşmelerin yapıldığını ve bir sorun olmadığı için müvekkili adına fatura düzenlenip mal gönderildiğini, 05.12.2007 tarihine kadar davalı şirket ile bayii gibi çalışılmasına düzenli olarak mal gönderilmesine, fatura tanzim edilip cari hesabın devam etmesine rağmen resmi bayiliğin gerçekleştirilemediğini, 05.12.2007 tarihinde müvekkilinin iş yerindeki telefonların eski erikli bölge müdürünün açtığı su bayisine yönlendirildiğini, buna gerekçe olarak da müvekkilinin aynı zamanda… isimli şirketin bayiliğini yapmasının gösterildiğini, ancak bunun doğru olmadığını, haksız olarak faaliyetine engel olunduğunu, müvekkilinin uğradığı zararı davalının tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 100.000.00.-YTL tazminatın 05.12.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ne tek satıcılık ne de ana bayilik sözleşmesi bulunmadığını, yalnızca taraflar arasında alım satım akti yapıldığını, bu alım satım akdinin bayilik kazandırıcı mahiyette olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacının davalı ile arasında bayilik ilişkisi bulunduğu hususunu yazılı delil ile ispatlayamadığı gibi iş yerini devraldığı …’ın davalının bayisi olduğuna ilişkin de bir delil ibraz edemediği, her ne kadar davalının internet sitesinde davacının adresi ve telefon numarası mevcut ise de, bunun hizmet noktası olarak adının geçtiği, bir başka ifade ile bu halin taraflar arasında yazılı bir bayilik ya da tek satıcılık sözleşmesi olduğunu göstermeyeceği, zaten davalının da taraflar arasında bayilik sözleşmesi olmayıp münferit satım akdi bulunduğunu savunduğu, hal böyle olunca davacının taraflar arasında bayilik ya da tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu ispatlayamadığı, davacı elindeki damacanaları hurdaya sattığını bildirdiğinden damacana bedeline ilişkin talebin de kabul edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.