YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18005
KARAR NO : 2010/397
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü … mevki … ada 46 parsel sayılı 660 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … tarafından hak iddia edilmişse de, çalılık niteliğinde olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve çekişmeli … ada 46 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 2006/362-587 sayılı kararında belirtilen şekilde orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından taşınmazın Hazine adına tescili gerektiğinden söze dilerek temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Orman Yönetimi tarafından açılan davanın kabulüne ve … köyü … ada 46 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 21.07.2008 gün ve 2008/362-587 sayılı kararının Yargıtay denetiminde geçerek 07.01.2009 tarihinde kesinleştiği, gözetilerek, kesin hüküm gereği davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, Kadastro Mahkemesinin doğru sicil oluşturma görevi gereğince davanın reddine ve dava dosyasının, çekişmeli parselin tutanak aslının içinde bulunduğu Kadastro Mahkemesinin 21.07.2008 gün ve 2008/362-587 sayılı dosyası içinde saklanmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, mükerrer olarak taşınmazın orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmesi ve dava dosyasının Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan davacının davasının REDDİ ile cümlesinden sonra gelen 1 numaralı bendin tamamen hükümden çıkartılarak bunun
-2-
2009/18005-2010/397
yerine “1-karar kesinleştiğinde dava dosyasının, çekişmeli paselin tutanak aslının bulunduğu Kadastro Mahkemesinin 2006/362 Esas ve 2008/587 Karar sayılı dosyası ile birlikte saklanmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin yazılması süretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 21.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.