Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5445 E. 2012/6998 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5445
KARAR NO : 2012/6998
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalılardan Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, ….  köyünde  185 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 2/B madde çalışmaları bitirilmeden ve askı ilânı yapılmadan 2006 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında orman tahdidi içinde olan 244 adet taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve askı ilânlarının yapıldığı, orman rejimi dışına çıkarma  görev ve yetkisinin orman  kadastro komisyonlarına ait olduğunu iddia ederek, askıya çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle kadastro müdürlüğünü taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün ve 2008/7328-9740 sayılı bozma kararında özetle: “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş; Orman Yönetiminin temyizi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün ve 2009/20-148 esas – 232 karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş; 110 ada 13, 15 ve 18 sayılı taşınmazlara ilişkin davalar ayrılarak yukardaki esasa kaydedilip … (Orman ve Su İşleri Bakanığı) ile kadastro tespit tutanaklarında  isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edildikten sonra  çekişmeli taşınmazların doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybına uğramadıkları, insan eliyle zorla ormanın tahribi ile nitelik kaybının oluştuğu, el çekme halinde eski hale dönebilecekleri, 2/B madde koşullarını taşımadıkları,  kadastro müdürlüğünün de pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların  kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm dahili davalılardan Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
 Dava,  2/B madde uygulamasına ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilân edilerek  kesinleşen orman kadastrosu,  daha sonra  3402 sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere  yapılıp  02.03.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.   
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından  hava fotoğrafı ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce  doğal yoldan  bilim ve fen bakımından orman niteliğini  yitirmedikleri, beşerî ve insanî faaliyetler yoluyla nitelik kaybettirildikleri  ve 2/B madde koşullarını taşımayan yerlerden oldukları  anlaşıldığına, kadastro mahkemelerinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yerine  3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edileceğine, mahkemece de  3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi gözetilerek vekalet ücreti takdir edildiğine ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince temyiz eden davalı kurumlardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, 10/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.