Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4710 E. 2011/8876 K. 06.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4710
KARAR NO : 2011/8876
KARAR TARİHİ : 06.07.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/05/2008 gün ve 2008/4985-6749 bozma kararında özetle “1) Davacı …’in temyizi yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda (C) ile işaretli taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Orman Yönetiminin (A), (B) ve (D) ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre altı aylık orman kadastrosuna itiraz olarak açılmış, yargılama sırasında yapılan genel kadastroda temyize konu taşınmazlar tesbit tutanağı düzenlenmeyen 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kütüğe aktarılmak amacıyla 541 ada 1 parsel numarası verilen orman parseli içinde gösterilmiştir. 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde itiraz edebilecekleri” hükmü bulunduğu, yasa metninde yazılı “hak sahibi” ya da “sahiplik” kavramının orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 20/j ve 21. maddeleri ile dava sırasında 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddesinde belirtildiği, herhangi bir belgeye dayanmayan ya da orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulları taşımayan davacı zilyetliğinin korunmaya değer ve yasada öngörülen “hak sahibi” olmaya ve dolayısıyla davacı kişiye orman kadastrosuna itiraz davası açma konusunda aktif davacı olma sıfatı vermeyeceği öncelikle düşünülerek buna göre inceleme ve araştırma yapılmalı, fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftası yerine uygulanarak bu paftanın düzenlendiği tarihte davacının zilyetliğini gösterir tasarruf çizgileri bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının kullanımı bulunmuyorsa bu resmi belge karşısında başka bir araştırmaya gerek kalmadan davacının “hak sahibi” olmadığı, dolayısıyla aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmeli, davanın esasının incelenmesine karar verilmesi halinde mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; Belirtilen araştırmalar sonucunda taşınmazın (A), (B), (D) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi ya da orman olmamakla birlikte zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığının veya 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde anılan
orman içi açıklığı olması veya davacıların hak sahibi (orman kadastrosunun yapıldığı güne kadar 20 yıllık çekişmesiz-aralıksız malik gibi zilyetliğin bulunmaması) olmadığının belirlenmesi halinde yine davanın reddine, orman olmadığı ve orman kadastro tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı koşulların oluşması halinde davanın kabulüne ve taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılmasına ve dava konusu olmadığı halde 3402 sayılı Yasanın 5. maddesine göre yüzölçüm hanesi boş bırakılarak mahkemeye gönderilen 148 ada 1 sayılı parsel hakkında kadastro işlemlerinin olağan yöntemle tamamlanması için kadastro tutanak aslı ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmelidir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının dava konusu ettiği ve Fen Bilirkişi…’ın 28/05/2010 tarihli rapor ve eki krokide A (4026,08 m2) harfi ile gösterilen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik davasının reddine, davacının dava konusu ettiği ve Fen Bilirkişi…’ın 28/05/2010 tarihli rapor ve eki krokide B (148,08 m2) ve D (767,33 m2) harfleri ile gösterilen taşınmazlara yönelen davasının KABULÜ ile (B) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımların orman sayılmayan yerlerden oldukları anlaşılmakla kadastro tespitinin iptali ile (B) ve (D) harfi ile gösterilen bu kısımların orman sınırları dışına çıkarılmasına, davacının dava konusu ettiği ve gerek Fen Bilirkişi …’ın 04/07/2007 tarihli, gerekse…’ın 28/05/2010 tarihli rapor ve eki krokilerde C (515,81 m2) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında ki davanın mahkememizin 19/07/2007 tarihli kararı ile red edildiği ve davacının temyizinin de reddine karar verildiği, böylelikle temyiz üzerine kesinleştiği gözetilerek bu taşınmaz yönünden (C harfli) yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itirazına ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.