YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6839
KARAR NO : 2011/10871
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 148 ada 21, 155 ada 14 ve 166 ada 14 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 2/B uygulaması sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 02.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Yörede 1990 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … köyü 148 ada 21 parsel sayılı taşınmaz 19000 m2, 155 ada 14 parsel sayılı taşınmaz 9350 m2 ve 166 ada 14 parsel sayılı taşınmaz, 59700 m2 yüzölçümü ile asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılarak sınırlandırılmıştır. Kadastro mahkemesinin 1995/81 –1996/127 sayılı dava dosyasın da davanın kabulüyle 148 ada 21 ve 155 ada 14 parsellerin … adına, 166 ada 14 parselin … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hüküm onanarak kesinleşmiştir. Çekişmeli 148 ada 21 parsel halen tapuda … adına kayıtlı olup tapu kaydı 16.02.2006 tarihli satış sonucunda davalı … ‘a geçmiştir. 155 ada 14 parsel halen tapuda … adına kayıtlı olup tapu kaydı 16.02.2006 tarihli satış sonucunda davalı …’a geçmiştir. 166 ada 14 parsel halen tapuda …, …, …, … ve … adlarına kayıtlı olup tapu kaydı 24.9.2004 tarihinde ipka ve intikal sonucunda davalı …, …, …, … ve …’a geçmiştir. Kadastro mahkemesinin 1995/81 –1996/127 sayılı dosyasında davalıların taşınmazları satın aldığı … ile … ile Hazinenin taraf olduğu ve hükmün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.03.1997 gün ve 1996/2149-2609 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği bu nedenle halefiyet ilkesi gereğince davalı ve davacı hazine yönünden kesin hüküm oluşturduğu anlaşıldığına ve mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 03/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.