YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19110
KARAR NO : 2010/1761
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine … Beldesi 737 parsel sayılı 4300 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1989 yılında yapılıp 13/ 04/ 1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu parselin tamamının tapu kaydının iptaline, kütüğün beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılmıştır” şerhi de verilerek hali hazır niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescili istemine ilişkindir.
Davalıya dava dilekçesi … Beldesinde tanınmadığından bahisle tebliğ edilememiş, Cumhuriyet Savcılığı eliyle yapılan araştırmada da adresi bulunamamıştır. Mahkemece taşınmazın davalıya satışı sırasında belirtilen adresinin bildirilmesi ve akit tablosunun gönderilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış akit tablosunda adı geçen ve davalı adına vekaleten iş gören kişi ile ilgili noterden düzenlenmiş vekaletname istenmiştir. Vekaletnamede gösterilen adrese ( Prof. … Nihat Tarlan Cad. Kutay … No: 103 Kat: 4 Daire 10 Bostancı/ İstanbul) tebligat çıkartılmıştır. Bu tebligat ise davalının adres bırakmadan ayrıldığını bildirir mahalle muhtarlığı yazısı ile işlemsiz olarak geri dönmüştür. Bu kez … Beldesinde Tebligat Yasanın 35. maddesine göre davalıya tebligat yapılmıştır. Tebligat yasasının değişik 35 maddesi ve ek fıkrası “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
(Değişik:19/3/2003-4829/11 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
(Değişik:19/03/2003-4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
(Ek: 06/06/1985 – 3220/12 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında
2009/19110-2010/1761
da bu madde hükümleri uygulanır.) hükmü gereğince davalıya yöntemince dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği mahkemece kabul edilip yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak “daha önce tebligat yapılmamış olsa bile “ifadesi bu fıkrada sözü edilen adreslerde evvelce bir tebligatın yapılmamış olması anlamındadır. Dosyada davalıya hiçbir adreste tebligat yapılamamıştır. Mahkemece oluşturulan gerekçeli karar davalıya yine yukarıdaki adreste tebliğe çıkarılmış, tebliğ edilemeden dönmüş, davalı kendisine karar tebliği de yapılamadan kararı temyiz etmiştir. Bu durumda davalının hakkında açılan davadan haberi olmamıştır. Mahkemece HUMY nın 73.maddesine aykırı olarak davalının sav ve savunmaları alınmaksızın, yasal hakları kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Değinilen yön gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.