YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19917
KARAR NO : 2010/2885
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü …(…) mevkiinde bulunan toplam 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman kadastrosunda P.4 olarak orman dışında bırakılan iç poligonda kaldığı ve dört tarafının ormanla çevrili olup, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık olup, bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından esasa yönelik ve davalı Hazine tarafından da vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 16.07.1999 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 05.06.1970 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süe geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazların dört tarafı ormanla çevrili 6831 Sayıl Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olduğu, bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden sayılacağından ve H.G.K.’nun da [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı kararları gereğince zilyetlikle kazanılamayacağına ve davalı Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden de vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.