Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/16121 E. 2013/18054 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16121
KARAR NO : 2013/18054
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, tasarruf teşvik ana para ve nema alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, tasarrufu teşvik ve nema alcağının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, HMK’nın 320.maddesi uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/1 maddesine göre “basit yargılama usulüne” tabi davalarda mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir ise de bunun “mümkün olan hallerde” olduğu belirtilmek suretiyle sınırlı bir alan gösterilmiştir.
Dosya üzerinden karar verilebilecek “mümkün olan haller” belirlenirken HMK’nın 27.maddesinde yer alan ve hukuk yargılamasında temel ilke olarak kabul edilen “hukuki dinlenilme hakkı” kavramının da gözönünde tutulması zorunludur. Taraflara hukuki dinlenilme hakkı verilmesi Anayasa’nın 36.maddesinde tanımını bulan “hak arama hürriyetinin” gereğidir. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiğinden, dosya üzerinden karar verilebilecek hallerin hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmeyecek haller ile sınırlı tutulması doğru olacaktır. Bu nedenledir ki dosya üzerinden karar verilebilecek hallerin, HMK’nın 138.maddesinde yazılı olduğu üzere dava şartları ve ilk itirazlar ile sınırlı tutulması gerekir.
Dava nema alacağına ilişkin olup mahiyeti itibariyle duruşma açılmadan karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece duruşma günü verilerek, tarafların açıklamaları dinlendikten ve iddia ve savunmaları çerçevesinde deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tarafların hukuki dinlenilme hakkının ihlal edecek biçimde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.