YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4893
KARAR NO : 2010/5654
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 264 parsel sayılı 19000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1926 tarih 112 nolu tapu kaydına dayanılarak … … adına tespit edilmiş olup halen tapuda aynı şekilde davalılar adına kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapıldığını ve 19.08.2008 tarihinde ilan edildiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup halen orman niteliğini taşıdığını, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile dava açmıştır. Hazine davaya müdahil olmuş ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine, 264 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen 953 m2’lik kısmının 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşıldığından tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B şerhi konulmasına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (C) ile gösterilen 12457 m2’lik kısmının orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi ve Hazinenin bu kısma yönelik temyiz yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen 5590 m2’lik ve (B) ile gösterilen 953 m2’lik kısımların orman sınırları içinde bırakıldığı, (A) ve (B) ile gösterilen kısım daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde 2008 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu (B) ile gösterilen kısmın Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 1954 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın (A) ve (B) ile gösterilen kısımlarının daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davacıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı, sicilin oluştuğu tarihden itibaren bu kısımlara yönünden mülkiyet hakkının doğmadığı, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğu sabit olup orman yönetimi taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili talebi ile dava açtığından ve müdahil Hazine taşınmazın tapusunun iptali ile hazine adına tescili talebi ile davaya müdahil olduğundan Orman Yönetimi ve Hazinenin davası orman tahdidine itiraz niteliği taşımayıp tapu iptali tescil davası niteliğinde olduğundan; (A) ve (B) kısımlarına yönelik olarak açılan tapu iptali tescil davaları açısından kadastro mahkemesi görevli değildir. Mahkemece bu kısımlar yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken; davanın tamamının orman tahdidine itiraz davası olarak nitelendirilerek … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ :1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile (C) kısmına yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi ve müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile (A) ve (B) kısımlarına yönelik hükmün BOZULMASINA 26/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.