Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19300 E. 2010/2190 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19300
KARAR NO : 2010/2190
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 105 ada 26 parsel sayılı 605,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/477 – 1975/295 sayılı kararı ile orman sınırları içine alındığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddiyle dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Yasa uyarınca orman kadastrosu seri bazda yapılmış, 06.10.1971 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece, davacı … Yönetiminin dayandığı Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/477 – 1975/295 sayılı kararının dava konusu yeri kapsamadığı gerekçesiyle davanın reddi karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. davacının dayandığı dava dosyası getirtilip yöntemince uygulanmamış, o dosyada davalı olan …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın davaya konu taşınmazlarının neresi olduğu ve halen bu bölgede kendilerinin ya da mirasçılarının kullandıkları yerler olup olmadığı ve mahkeme kararına ekli krokinin dava konusu yere uymuyorsa nereye uyduğu üzerinde durulmamıştır. Ayrıca, hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna ekli orman kadastro haritası ve memleket haritası, kadastro paftası ile çakıştırılmadığı için denetime elverişli değil. Bu nedenle,
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile kesinleşmiş orman kadastro haritası ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman
2009/19300-2010/2190
bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ve mahkeme kararına ekli kroki ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/477-1975/295 sayılı dosyası getirilmeli, yerel bilirkişiler yardımıyla dosyada davalı olan …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın davaya konu taşınmazlarının neresi olduğu ve halen bu bölgede kendilerinin ya da mirasçılarının kullandıkları yerler olup olmadığı, mahkeme kararına ekli krokinin dava konusu yere uymuyorsa nereye uyduğu ve uyduğu parsellerin belirlenerek fen bilirkişi krokisinde gösterilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.