YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9560
KARAR NO : 2010/6549
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin toplam tutarı 16.000.00.-TL.olan iki adet çeki ciro yolu ile iktisap ettiğini, ancak çeklerin ödenmemesi üzerine takibe geçmek istediğini o sırada yanında bulunan arkadaşı davalının teklifi üzerine ve ona güvenerek vekaletname masraflarından kaçınmak amacı ile çekleri davalı adına takibe konulmasına rıza gösterdiğini, ancak bir ihtimale karşılıkta dava dışı avukatın huzurunda davalının çeklerin fotokopisi üzerine çeklerin tahsil edilmesi halinde bedelini müvekkiline ödeyeceğini ifade eden yazı yazıp imzaladığını ve çeklerin Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2006/8288 ve Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2006/7940 sayılı dosyaları ile takibe konulduğunu ancak daha sonra davalının müvekkilini arayarak kendisine 5.000.00.-YTL. verilmemesi halinde takip borçlusu ile anlaşıp icra dosyalarını infaz edip kapatacağı hatta müvekkiline haciz göndereceğini söyleyip müvekkilini tehdit ettiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının, tam tersine alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline gelerek acilen paraya ihtiyacı olduğunu belirtip, müvekkilinden borç aldığını ve karşılığında da dava konusu (2) adet çeki verdiğini, müvekkilinin icra takibi ile uğraşmak istemediğini davacıya söylemesi üzerine davacının çekleri hemen takibe koymasını, borcunu ödediğinde takibe kendisinin devam edeceğini söylediğini ve birlikte dava dışı Avukata gittiklerini ve çeklerin üzerine davacının talebi doğrultusunda istenen yazıların yazılıp avukata teslim edildiğini ve dava dışı Avukat tarafından takibe geçildiğini ancak davacının müvekkiline olan borcunu ödemediğini, davacı ile dava dışı avukatın birlikte hareket ederek icra dosyasında borçluların mallarına konulan hacizlerden vazgeçildiğini , müvekkilinin bu nedenle avukatını azlettiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dosyaya sunulan ve davalının imzasını taşıyan 9.10.2006 tarihli belgeye göre çek bedellerinin davacı tarafından ödendiği dava ve takip konusu her iki çekin sadece icra takibi için davalıya teslim edildiği ve bedellerinin tahsil edildiğinde davacıya iade edileceği ve çeklerin davacı aleyhinde takibe konulmayacağının ifade edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının takip dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı yararına tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada örneği bulunan ve davalı tarafından imzalanan 9.10.2006 tarihli yazılı belgede davalı dava konusu (2) çekten dolayı davacıdan olan alacağını tahsil ettiğini, çeklerin icra takibi sonucu diğer çek borçlularından tahsil edilmesi halinde 16.000.00.-YTL.nin davacı …’a ödeyeceğini ifade etmiştir.
Bu durumda mahkemece, çeklerin takibe konulduğu Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2006/8288 ve Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2006/7940 sayılı takip dosyalarının celbi ile diğer takip borçlularından herhangi bir tahsilatın yapılıp yapılmadığının tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.