YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4083
KARAR NO : 2011/4193
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay ….Hukuk Dairesinin 27.07.2009 tarih … sayılı bozma kararında “6831 sayılı Yasanın 8. maddesinde: “Orman kadastrosunun ve bu Kanunun 2 nci maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin yapılacağı il ve ilçeler Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenir.Kadastro çalışmalarının yapılacağı yerler en az bir ay önce radyo ve diğer yayın araçları ilan olunur.
Orman kadastrosu ve sınırları dışına çıkarma işlerine ait arazi çalışmalarının başlama tarihi ise, orman kadastro komisyonu tarafından en az 15 gün önceden çalışılacak belde ve köylerde bunlara bitişik belde ve köylerin uygun yerlerine asılarak ilan edilir.
İlan işlemlerine ait usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.”,
Aynı Yasanın 10. maddesinde: “Sınırlaması ve Kanunun 2 nci maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarma işlemleri bitirilen köy ve beldelere ait düzenlenen kadastro dosyaları Orman Genel Müdürlüğüne gönderilir. Orman Genel Müdürlüğünce bulunan şekli ve hukuki noksanlıklar komisyonlarca düzeltildikten sonra Orman Genel Müdürlüğünce ilgili valiliklere gönderilir. Kadastro işlemleri Valinin onayı ile yürürlüğe girer. Kadastro tutanak suretleri haritaları ile birlikte orman kadastro komisyonlarınca ilgili köy ve beldelerin uygun yerlerine asılmak suretiyle ilan edilir. Ayrıca, tutanak suretleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü’nün mahalli kuruluşlarına intikal ettirilir.
Asılma tarihi; beldelerde belediye encümenlerinin, köylerde ihtiyar heyetlerinin tasdik edecekleri belgelerle tevsik olunur. Bu belgeler komisyon dosyalarında saklanır.
Kadastrosu tamamlanan ormanlara ait haritalar komisyon başkanınca tasdik olunur.” hükümleri bulunmaktadır.
Orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Orman Kadastrosu ve 2/B madde Uygulamasına İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesi: “Orman Kadastrosunun ve 2/B madde uygulamasının yapılacağı, ilgili ilçelerde, ormanda çalışmaya başlamadan en az bir ay önce radyo ile belediye yayın araçları veya belediye ilan tahtasında askı suretiyle ilan olunur.
Bir devrelik arazi çalışmalarında bir ilçe içindeki ormanların sınırlaması tamamlanmamış ise ertesi yıl için aynı ilçede sınırlamanın devam edeceği hususunu bildiren ilanın yapılmasına lüzum yoktur.
İlanın yapıldığı radyo ve yayın bülteninin bir nüshası ilgili orman bölge müdürlüğüne ve komisyon başkanlığına gönderilir.
Orman kadastrosunun yapılacağı il ve ilçeler ilgili Valiliklere yazıyla bildirilir.”,
Yine Aynı Yönetmeliğin 16. maddesi “Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının başlama tarihi, komisyon başkanlığı tarafından tayin ve tesbit edilerek çalışılacak belde ve köylerle bunlara bitişik belde ve köylerde en az 15 gün önce bu belde ve köylerin uygun yerlerine asılacak ilan kağıdıyla duyulur. Durum bir tutanakla tespit edilir. Ayrıca, ilgili orman işletme müdürlüğü ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının mahalli birimine çalışmaya başlamadan en az 15 gün önce yazıyla bildirilir.
Bu ilanda; komisyonun hangi köy ve beldede çalışacağı, ormanların içinde ve bitişiğindeki taşınmazların sahiplerinin veya kanuni mümessillerinin veya vekillerinin sınırlama sırasında hazır bulunmaları, hazır bulunmadıkları takdirde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması işlerine gıyaplarında devam edileceği açıklanır.
İlan işlerine ait belgeler dosyasında saklanır.
Kadastro ve 2/B madde uygulaması yapılacak ormanların bitişiğinde ve içinde taşınmazları olanların orman sınırlarının tespiti sırasında kendileri veya kanuni mümessilleri veya vekilleri hazır bulunur. Faydalandıkları ve işgal ettikleri taşınmazların sınırlarını ve her nevi belgelerini gösterir.
Yerinde yapılan ilana rağmen ilgililerin bulunmamaları orman kadastro ve 2/B madde uygulama çalışmalarını durdurmaz.
Sınırlama işinin herhangi bir sebeple aksaması veya komisyonun büro çalışmalarına geçişi veya bu işin ertesi yıla kalması halinde çalışmalara öncelikle buralardan başlanır. Başlamagünü ilgililere duyurulmak üzere aynı belediye başkanlıklarına veya köy muhtarlıklarına ilgili orman işletme müdürlüğü ve Maliye ve Gümrük Bakanlığının mahalli birimine yazılı olarak bildirilir. Yazıların tebellüğ şerhi bulunan ikinci nüshası dosyasında saklanır.”
Aynı Yönetmeliğin 42. maddesi: “Komisyon başkanlıklarınca çalışma proğramında belirtilen köy ve beldelere ait mülki sınırlar, sadece orman kadastro çalışmaları için geçirilmiş olacağından mülki sınırlar, özel kanunlara göre teessüs etmiş resmi kayıt ve kararlara, bunlar yoksa bilirkişi beyanlarına göre orman kadastro çalışmaları sırasında komisyonlarca arazide belirtilerek ilgili harita ve hava fotoğraflarına işlenir.
Bu şekilde ortaya çıkan hudutları, sadece orman kadastrosu ile ilgili muamelelere müteallik ve münhasır olup, mülki sınırların tashih ve tadilini icap ettirmez.
Komisyonların çalışma alanları arasındaki sınırlar, aralarında boşluk ve bindirme olmayacak şekilde her iki komisyon başkanının yapacakları kenarlaşma ile sağlanır.”,
Yine yürürlükten kaldırılan 5602 ve 766 Sayılı Yasalarda, gerekse 3402 Sayıl Yasanın 4/7. maddesi hükmüne “kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırlarının tesbitinde İl ve İlçelerin Belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz.” şeklindedir.
Somut olayda; … Köyünde 3402 Sayılı Yasaya göre 2004 yılında kadastro çalışmaları yapılmadan önce taşınmaz ve çevresini de kapsayacak şekilde Çile Köyü Mülki sınırları içerisinde bulunan ormanlarda yapılan orman kadastrosu çalışmalarının orman kadastro komisyonunca 6831 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 15 ve 16. maddesinde belirtilen tüm ilanların, yasa ve yönetmeliğe uygun olarak yapıldığı ve orman kadastrosunun 01.04.1993 tarihinde Çile Köyünde ilan edildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; … Köyü sınırları içinde yapılan orman kadastro çalışma alanı dışında bulunan ve Çile Köyü sınırları içinde yapılan orman kadastrosu sırasında Çile Köyü sınırı içinde olan taşınmazın 3402 Sayılı Yasa hükmüne göre daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında … Köyü kadastro sahasında olduğu kabul edilerek tespit tutanağının düzenlenmiş olması bu yerde 2003 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleşmediğini göstermez. Bu nedenle; mahkemece taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun kesinleştiğinin kabulü ile halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve
-3-
2011/4083-4193
bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, mahkemenin kesinleşen …. sayılı kararı ile orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen komşu 101 ada 508 sayılı parsele ilişkin dava dosyası getirtilerek değerlendirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile 101 ada 506 parselin orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
… Köyünde yapılan orman kadastrosu 26.04. 1991 tarihinde, …. Köyünde yapılan orman kadastrosu ise tespit tarihinden önce, 01.04.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporundan taşınmazın % 30 eğimli olup muhafaza karakteri taşıdığı , üzerinde orman ağaç ve ağaççıklarının bulunduğu anlaşılmakta olup taşınmaz bu niteliği ile fiilen orman vasfında olduğundan , 4999 sayılı yasa ile değişik 7. madde ve kadastro yönetmeliğinin 26-H bendi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceğinden ve ormanlar zilyetlikle kazanılamayacağından, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine
yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2.3. ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile 3402 sayılı yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.