Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16345 E. 2011/2526 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16345
KARAR NO : 2011/2526
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/07/2009 gün 2009/7944-11506 sayılı bozma kararında özetle: “Dairenin geri çevirme kararı üzerine orman yönetimi tarafından gönderilen tahdide ilişkin belgeler arasında çekişmeli taşınmazın önceki zilyetlerinden olan Hakkı Oğuz’un taraf olduğu Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.4.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararı ve krokisi bulunmakta olup raporu hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından mahkeme kararından hiç söz edilmemiş, mahkeme kararı ve krokisi uygulanmamış, kapsamı belirlenmemiştir. Diğer taraftan Dairenin geri çevirme kararı üzerine orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen 08.04.2009 havale tarihli ek raporun ekinde düzenlenen ancak tarihi belirtilmeyen aplikeli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın tamamı etrafında geniş yapraklı orman ağaçları rumuzları bulunan yeşil alanda işaretlenmiştir. Ancak bir örneği dosyada bulunan ve baskı ile bütünleme tarihi gözükmeyen memleket haritası ile fen ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporun ekindeki aplikeli memleket haritası birbirinden tamamen farklı olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ile çevresi tamamen yeşil renkli alanda gözükmektedir. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma ve sonuçları ilan tutanağı ile, çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde orijinalinden renkli tahdit haritası, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 2 orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde 1 orman mühendisi ve bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararının dayanağı olan krokisi, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını ve Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararının dayanağı olan krokisinin kapsamını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına ve Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararının dayanağı olan krokisine göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da hava fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve rumuzlara eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın tamamının veya bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu gözönünde bulundurularak Hazinenin davası kabul edilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli 128 ada 3 parselin tespitinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1968 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/301 esas 1973/221 karar sayılı ilamıyla orman tahdidi içine alınan bölümde kaldığı belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4, 5 ve 6. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.