YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5423
KARAR NO : 2011/10007
KARAR TARİHİ : 15.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1998 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 282 ada 241 sayılı 614 hektar 8.041,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Başara Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün açtığı dava Konya Kadastro Mahkemesinin 1998/157-2000/117 sayılı kararı ile reddedilmiş, temyiz üzerine Dairece onanarak ve karar düzeltme istemi de reddedilerek 14.6.2001 tarihinde kesinleşmiştir..
Davacılar … ve … , vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak kadastro sırasında adlarına tespit edilen 282 ada 120 parselin yüzölçümünün eksik olduğu, eksikliğin 282 ada 241 sayılı orman parseli içinde kaldığı, 282 ada 241 parselin yaklaşık 1.149 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, dava edilen yerin orman toprağı niteliğinde olduğu, orman bütünlüğü içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Yasanın 4. Maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporla orman toprağı niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiğine, taşınmazın üç tarafının 282 ada 241 sayılı Başara Devlet Ormanının kesinleşen bölümleri ile çevrili olduğuna, orman bütünlüğünü bozduğuna, ormanın devamı niteliğinde bulunduğuna, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabi … niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğuna, özel mülkiyete konu olamayacağına, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna, kaldı ki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunularak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açılamayacağına göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmaktadır. Ancak , davalılar yönünden davanın ortak sebepten reddine karar verildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi uyarınca orman yönetimi ve Hazine vekili için tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken aksi düşünce ile ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 4 ve 5 numaralı bölümlerin hükümden çıkarılarak bunların yerine “Davalılar Hazine ve orman yönetimi kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ve davanın ortak sebepten reddine karar verildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi uyarınca orman yönetimi ve Hazine yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 550.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak eşit olarak davalılar Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/09/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.