YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4469
KARAR NO : 2011/5113
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyünde kendi zilyetliğinde olan taşınmazın 2005 yılında yapılan orman kadastrosunda ormanla ilgisi olmadığı halde, 1247-1248 ve 1249 orman sınır hattı ile orman sınırı içine alındığını bildirerek sınırlamanın iptalini ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, A (6009 m2) işaretli taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasına, tescil istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine, B (4247 m2) bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından (A) bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık sürede açılan orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 01.06.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır. Taşınmaz 2010 yılında …Köyünde yapılan arazi kadastrosunda 750 ada 1 parsel (orman) içinde bırakılmıştır.
Mahkemece, temyize konu (A) işaretli taşınmazın 1963 tarihli memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; taşınmaz 2005 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alındığına ve davacı zilyetliğe dayalı olarak orman kadastrosuna itiraz ettiğine göre, sadece yöreye ait en eski tarihli belgelerdeki konumunun değil, orman kadastrosunun yapıldığı tarihten geriye doğru 20 yıl önceki kullanım durumu ve tasarruf sınırlarının karşılaştırmalı olarak gösterilerek yeni tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde de araştırma yapılması zorunludur.
Bunun yanı sıra taşınmaz 2010 yılında …Köyünde yapılan arazi kadastrosunda da 750 ada 1 parsel sayılı orman parseli içinde bırakılmıştır. Bilindiği gibi 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi nedeniyle genel kadastro veya orman kadastro çalışma alanı sınırının tespitinde, mahalle, belediye, köy idari sınırları esas alınmaz ve kadastro sınırları bu idari sınırlarda değişiklik yapılmasını gerektirmez. Ayrıca, taşınmaz orman parseli içinde kaldığı halde, mahkemece mülk sahibi olan Hazinenin davada taraf olarak yer alması da sağlanmamıştır.
O halde; öncelikle Hazinenin de davada yer alması için davacıya imkan tanınmalı, daha sonra yeniden yapılacak keşifte, taşınmazları geniş çevresiyle bir arada gösteren kadastro paftası ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile 1980’li yıllara ait steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgelere göre orman ya da 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı
belirlenmeli, orman içi açıklığı olduğunun saptanması halinde bu tür yerlerden zilyetlikle taşınmaz edinmenin mümkün olmadığı düşünülmeli, orman içi açıklığı olmadığının belirlenmesi halinde ise; komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgelerin çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, davacı zilyetliğe dayanarak dava açtığına göre 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddesinde yazılı araştırmalar yapılmalı bundan sonra toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir. .
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.