Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16916 E. 2013/5121 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16916
KARAR NO : 2013/5121
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili kooperatif aleyhine haksız olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, ancak takip konusu bono üzerinde bulunan imza ve yazıların müvekkili kooperatifin tanzim tarihinde yönetim kurulunda görev yapan ve imzaya birlikte yetkili olan yönetim kurulu başkanı… ile …’a ait olmadığını, başkan ve saymana ait imzaların taklit edilerek sahte olarak atıldığını belirterek müvekkilinin takip konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin 2007 yılı 6. ayından sonra davacı kooperatiften bir daire sahibi olmak adına tüm birikimlerini peyder pey …..,’a verdiğini, ….,’un da almış olduğu bu paralara karşılık davacı kooperatiften inşaatın imalat borçlarına karşılık almış olduğu takip konusu bonoyu ciro ederek müvekkiline verdiğini, müvekkilinin alacağını alamaması üzerine önceden almış olduğu bu bonoyu icra takibine koyduğunu, davacı itiraz ve def’ilerini senet lehtarı olan …..,’a karşı ileri sürülebileceğini, müvekkilinin bu hususları bilmesinin mümkün olmadığını ve bu def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddi ile müvekkili lehine % 40 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; takip konusu bonodaki keşideci imzalarının davacı kooperatifin bononun tanzim tarihindeki yetkilileri olan… ile …’ın eli ürünü olduğu, bu sebeple bononun yasal ve yetkili hamili olan davalı alacaklı …’ın davacı borçlu kooperatif ile diğer borçlular aleyhine bonoya dayalı takip yapmasında herhangi bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.