Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/528 E. 2013/1618 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/528
KARAR NO : 2013/1618
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi, 165 ada 37 parsel sayılı 13875.49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2859 sayılı Kanun uyarınca yenileme kadastrosu ve aplikasyon nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, yenileme öncesinde 3017 m2 olan taşınmaz miktarının ormana elatmak suretiyle 13875.49 m2’ye çıktığı, miktar fazlasının orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş;
Davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine hükmün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2002/3350 – 5443 sayılı kararında “orman savıyla açılan tapu iptali ve tescil istemi yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği”ne işaret edilmesi üzerine kadastro mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, asliye hukuk mahkemesi ise davalının dava tarihinden çok önce öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı ve mirasçılarının da davaya dahil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2005/11118- 15440 sayılı kararında “somut olayda kadastro tesbiti 1988 yılında yapılmıştır. Davalının bu tarihten önce öldüğü bellidir. Kadastro Kanunu niteliği itibariyle bir Tasfiye Kanunu olup, yargılamanın süratle bitirilmesine yönelik yargılama usûlleri öngörülmüş, buna göre ölü tesbit maliklerinin mirasçılarının katılımıyla davanın yürütülmesine olanak sağlanmış, somut davada da yargılama sırasında mirasçılara tebligatlar yapılarak Kadastro Kanununun 29. maddesine uygun olarak yargılama yürütülmüştür. Bu durumda mahkemece usûl ekonomisi düşünülmeden ve kadastro mahkemesinde Kanun gereği taraf oluşturulduğu gözönünde bulundurulmadan tekrar başa dönülerek kanuna uygun yürütülen usûlü işlemlerin yok sayılması ve davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak işin, davanın esasına girerek taşınmazın en eski tarihli resmî belgelere göre orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirlemekten ibaret olduğu” gereğine değinilerek red kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … İlçesi, … Mahallesi 165 ada 37 nolu parselin tapu kaydının iptali ile 28.05.2010 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 8400,30 m²’lik kısmın son parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, krokide (B) harfi ile işaretli 5475,19 m²’lik kısmın son parsel numarası verilerek davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, pafta yenileme, askı ilân süresinde açılmış olan orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli 44 parsel ( yeni 165 ada 37 sayılı parsel) 3017 m2, tarla niteliğinde 1986 yılında yapılan tapulama çalışması sırasında … Cansız adına belgesizden tesbit ve tescil edilmiştir. Daha sonra 766 sayılı Kanuna göre yapılan ilk tapulama sırasında oluşan sınırlandırma ve konum hatalarından dolayı zemindeki sınırlara göre aplikasyonunun yapılamadığı, paftanın zemine uygulanamadığı ve güncelliği kalmadığı, zemindeki sınırlarda şahıslar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, bu sınırlara göre yeniden kadastro yapılması gerektiği belirtilerek yenileme kadastrosu yapılmıştır. Kadastro mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, pafta yenilemeleri sırasında teknik bir hata yapılmadığı belirlenmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 21/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.