Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/9479 E. 2013/1689 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9479
KARAR NO : 2013/1689
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … mirasçıları … ve ark. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, davalılar murisi adına tapuda kayıtlı olan, … Beldesi, … Mahallesi 298 ada 3 parsel sayılı 442 m² yüzölçümlü taşınmazın, 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde ve fiilen orman olduğunu ileri sürerek, tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve fen bilirkişi Bünyamin … tarafından düzenlenen 04.12.2011 tarihli krokili raporunda (B) ile gösterilen 429 m² işaretli bölümün tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … mirasçıları … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
… Beldesinde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, 1990 yılında 80 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 3402 sayılı Kanun gereğince yapılacak çalışmalara esas olmak üzere aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına başladığı ve ilân edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişilerin raporundan çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 429 m² bölümünün yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen “Bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile devlet ya da diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ve 5841 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 10 maddesindeki (Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, gerekçeli kararın 23/07/2011 tarih ve 28003 sayılı Resmî Gazetede yayımlandığı, hak düşürücü sürenin bu nedenle ileri sürülemeyeceği gözönünde bulundurularak kesinleşmiş tahdit içinde kaldığından orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, devlet ormanı niteliği ile tesciline karar verilen taşınmazlar üzerine sınırlı veya ayni hak oluşturacak şekilde hiçbir şerh verilemeyeceğinden tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmaması doğru değil ise de, bu hususlar
hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasına yeni bir 5 bent olarak ”5- Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerindeki tüm şerhlerin kaldırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı H.U.M.K’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.