YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/343
KARAR NO : 2013/1794
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tavzih davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … Mahallesi 3218 parsel sayılı 9750 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 2/B madde uygulaması nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasıyla davalılar adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (B) işaretli 4801.47 m2 bölümünün 2/B sahası niteliğiyle Hazine adına tesciline, (C) işaretli 4948.53 m2 bölümünün davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; davacı Hazine tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2007/11135 -11277 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Hazine vekili, 16/03/2010 tarihli dilekçesi ile hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda taşınmazın (A), (B) ve (C) ile işaretleri ile gösterildiği, ancak mahkemece sadece (B) ve (C) işaretli bölümler yönünden hüküm kurulduğu, bu nedenle hükmün infaz edilemediğini belirterek tavzih talebinde bulunmuştur. Mahkemece, hükme esas alınan 08/06/2006 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) işaretli kısmın taşınmazın tapu kaydının kapsamı ve çapının dışında kaldığının belirtildiği, taşınmazın çap kaydının (B) ve (C) ile işaretli bölümlerden oluştuğu, mahkemece de bu bölümler yönünden hüküm kurulduğu, hükümde tavzih gerektirir müphem ve çelişik bir durum bulunmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tavzih talebine ilişkindir.
Sivrihisar Kadastro Müdürlüğünün 14/08/2009 tarihli yazısında, kadastro sırasında taşınmazın krokide (A) ile işaretli 829,64 m2’lik bölümünün ormana terk edildiği, ancak yüzölçümünün düşülmediği belirtilmiş, Dairenin 20.03.2012 tarihli geri çevirme kararından sonra alınan fen bilirkişi ek raporunda da, taşınmazın (A) bölümünün kadastro sırasında ormana terk edildiği, ancak yüzölçümünün düşülmediği, bu kısım olmadan parselin gerçek yüzölçümünün 8920,36 m2 olduğu belirtilmiştir. Buna göre, taşınmazın başlangıçta yüzölçümü 9750 m2 olarak belirlenmiş ise de, (A) ile işaretli 829,64 m2’lik kısmı kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kaldığından orman olarak terk edildiğinden yüzölçümü 8920,36 m2’ye düşmüştür. Bu durumda, (C) kısmının yüzölçümü 4118,89 m2 olmasına rağmen kurulan hükümde bu bölümün 4948,53 m2 olarak belirlenmesi maddî hataya dayalı olup, tavzihen düzeltilmesi mümkündür. Bu nedenle, davacı Hazinenin tavzih isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.02.2013 günü oybirliği ile karar verildi.