Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3786 E. 2011/4770 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3786
KARAR NO : 2011/4770
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 09.04.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü 2090, 2098 ve 2317 parsel arasında kalan 8763 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece 01.04.2009 tarihli … bilirkişi raporunda (A)=8763 m2 bölümü yönünden davanın kabulüne, davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1985 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1983 yılında yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve 3402 sayılı Yasanın 14-17. maddelerinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten ,davanın açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoroskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Hükme dayanak alınan rapor ile Dairenin geri çevirme kararları üzerine alınan ek raporlarda taşınmazın 1963 ve 1989 tarihli memleket haritalarının her ikisinde de çalılık işaretli yeşil renkli alanda işaretlendiği anlaşılmaktadır. Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince taşınmazın tescili için dava tarihine kadar 20 yıllık aralıksız ve çekişmesiz zilyetlik süresinin geçmesi gerekmektedir. 1989 tarihli haritada çevresiyle birlikte çalılık niteliğinde olan yerde, davanın açıldığı 2007 yılına kadar 20 yıllık zilyedlik şartının gerçekleştiğinden sözedilemez.
O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi.