Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12098 E. 2013/1910 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12098
KARAR NO : 2013/1910
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, müteriz davacılar Adviye Onay ve ark. vekili ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Hisarönü Köyü, Kocakür Mevkii, 157 ada 26 parsel sayılı 1049,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, Marmaris Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2001/1133 Esasına kayıtlı dosyada tescil davasına konu edildiğinden söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1133 Esasına kayıtlı dosyada, davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davasıyla, … Efendi çocukları … … … mirasçıları ve mirasçılarından …, Mirasçıları terekesi mümessili … Üye tarafından davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği ile … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/177 esasına kayıt edilen dava, Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1133 dosyasında birleştirildikten sonra, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2003 gün ve 2001/1133 – 561 sayılı, davacı …’in davasının kabulüne ve çekişmeli 1021 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … adına tapuya tesciline ilişkin kararı Hazinenin temyiz üzerine;
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2007 gün ve 2004/6302 – 2197 sayılı kararı ile çekişmeli parselin dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının yöntemince araştırılması, orman sayılan yerlerden ya da Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığının yöntemince araştırılması, uzman bilirkişi kurullarından bilimsel verileri içeren raporlar alınması, taşınmazın önceki niteliğinin saptanması gereğine işaret edilerek bozmuş, bozma kararının taraflarına tebliğ edilip hükmüne uyulmuş, daha sonra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.06.2008 gün ve 2008/216 – 279 sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesiyle dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. …, … ve arkadaşları aynı tapuya dayanarak taşınmazına adlarına tapuya tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemenin 05.07.2010 gün ve 2009/1467 – 604 sayılı, …’in davasının KABULÜNE, diğer davaların REDDİNE, çekişmeli Hisarönü Köyü, 157 ada 26 sayılı parselin tesbitteki niteliğiyle … adına tapuya tesciline ilişkin kararı Hazine, Orman Yönetimi ve davacı … tarafından temyiz edilmiş;
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.12.2010 gün ve 2010/14751 – 15060 sayılı kararı ile “ bozma gereklerinin yerine getirilmediği, çekişme parselin komşuları olan taşınmazlara ilişkin davaların ne şekilde sonuçlandığı, buna göre çekişmeli parselin sınırdaki Devlet ormanın devamı niteliğindeki orman alanı ya da oran içi açıklığı olup olmadığı üzerinde durulmadığı gibi, çekişmeli parselin 1939 yılı hava fotoğrafında ve 1956 yılı memleket haritasında çalılık olarak nitelendirildiği, kesinleşmiş orman tahditine sınır olduğu halde, taşınmazın, kimin tarafından, ne zaman, ne şekilde imar ihya edildiği ? öncesi orman alanı ise Devlet ormanlarının imar ihya ve zilyetlikle edinilip edinilemeyeceği, imar ihya tarihinden sonra 20 yılık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı bozmada değinilen yöntemle araştırılmadığı, mahkemece, dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellere ilişkin davalar sonuçlanmışsa ilgili kararların ve eki olan bilirkişi raporlarının onaylı suretleri, kesinleşmemiş ise dava dilekçesi tesbit tutanağı ve bilirkişi raporlarını içeren ilgili dava dosyaları suretleri, bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, dava tarihi olan 2002 yılına en yakın tarihte üretilmiş olan hava fotoğrafları ve şehir fotoğrafları ile tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp çekişmeli parselin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığının belirlenmesi, bu belgeler ile kadastro paftası ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazların gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınması, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmesi, taşınmazların imar ihyaya konu edilip edilmediği edildi ise tarihi, kaç yıl süreyle kimin tarafından ne şekilde kullanıldığı konusunda, taraf tanıklarının somut olaylara dayalı bilgileri sorulması, taşınmazların değişik bölümlerinden yeterli derinlikten toprak örnekleri alınıp incelenerek, taşınmazın imar ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve ne kadar süreyle ne şekilde zilyet edildiği, bu zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, makineli tarıma uygun olup olmadığı, son yıllarda işlenip işlenmediği ve en son hangi yıllarda ekildiği konusunda ziraat mühendisinden bilimsel verileri içeren, kanunun amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davacı …’in davasının KABULÜNE, diğer davaların REDDİNE, çekişmeli 157 ada 26 sayılı parselin tesbitteki niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi, …, ve diğerleri vekili Avukat … ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun, 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1) Davalarının reddine ilişkin Marmaris Kadastro Mahkemesinin 05.07.2010 gün ve 2010/1467 – 604 sayılı kararı kendilerine tebliğ edilmesine rağmen, temyiz edilmediğinden, Seher Şereflinin murisi … ve diğer davacılar …, …, …, … ve … aleyhine kesinleşmiş olup, temyiz edilen en son kararla aleyhlerine yeni bir hüküm kurulmadığından, kararı temyizde hukuki yararları yoktur. Bu nedenle adı geçenlerin temyiz dilekçelerinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Orman Yönetimini, Hazine ve davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarına gelince, hükmüne uyulan bozma kararı gereği işlem yapılarak, …’in davasının kabulüyle, Orman Yönetimi ve Hazine davada kanunî hasım olup, aleyhlerine avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği, … ve arkadaşlarını ise muteriz davacı sıfatıyla davada yer aldığı, davacı … ile hasım durumunda olmadığı, bu nedenle … yararına, … ve arkadaşları aleyhine avukatlık ücretine karar verilemeyeceği gözetilerek, hüküm kurulmuş olmasına göre Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.