Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7502 E. 2011/7201 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7502
KARAR NO : 2011/7201
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1956 yılında yapılan kadastro sırasında …Köyü 318 parsel sayılı 14.300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 7822 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kiraz bahçesi niteliği ile Alican İşçi adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmesi üzerine satış yoluyla … ve ortaklarına geçmiştir. Davacılar … ve arkadaşları; orman kadastro çalışmaları sırasında 318 parselin orman sınırları içine alındığı, orman kadastrosunun iptali istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.03.2009 gün 2009/1076-3578 sayılı bozma kararında özetle “Yörede yapılan orman kadastrosu 9.8.2006 tarihinde ilan edildiğinden orman kadastrosunun kesinleşmediği, kişilerin 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi uyarınca 6 aylık sürede … hasım gösterilmek suretiyle Kadastro Mahkemelerinde sınırlamaya itiraz hakkına sahip oldukları, somut olayda dava 09.08.2006 tarihinde 6 aylık süre içinde Hazine’ye karşı açıldığı, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilerek kadastro mahkemesine aktarılması ve kadastro mahkemesince de … davaya dahil edilerek işin esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak, dava dosyası görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesince Orman Yönetimi davaya dahil edildikten sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 24.04.2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın 1964 basım tarihli memleket haritasında orman ağaçları rumuzu bulunan açık alanda, 1957 çekim tarihli hava fotoğrafında ise tamamının koyu renkli ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte mahkemece alınan ek raporun ekindeki 1957 ve 1995 tarihli hava fotoğraflarında taşınmaz nokta şeklinde işaretlenmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine aynı orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki aplikeli 1957 çekim tarihli hava fotoğrafında çekişmeli taşınmazın tamamı açık alanda, 1995 tarihli hava fotoğrafında ise kısmen koyu kısmen açık alanda işaretlenmiş olup orman raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi Dairenin geri çevirme kararı üzerine alınan ek rapor ile de çelişkilidir. Bu durumda karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu sebeple; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde iki orman mühendisi, bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri raştırılmalı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı, oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 09/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.