Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/537 E. 2013/1951 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/537
KARAR NO : 2013/1951
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :dastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, nde ilk kez yapılan ve 01/11/2007 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında, ilân edilen paftada P.57 iç parsel numarası verilen alanın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı içine alınarak orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında davaya konu yer hakkında 227 ada 3 ilâ 10 parsel numarası verilerek ve kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tesbit tutanağı düzenlenerek 3402 sayılı nunun 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, zilyetleri davaya dahil edilerek davaya devam edilmiş ve mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 227 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 227 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 25.10.2010 havale tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (3A ve 3B) harfleri ile işaretli bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu alan içerisinde kalan ve 227 ada 6 parsel sayılı taşınmazın doğusunda ve 4 ve 5 sayılı parseller arasında kalan ve dere olarak sınırlandırılan kısımların tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından 227 ada 3 parselin (3C) harfi ile işaretli bölümünün orman sayılan yerlerden oludğu, davalı Hazine tarafından ise 227 ada 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların orman olmadığı, P.57 iç parselinin daha geniş alına kapsadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 6831 sayılı nun hükümlerine göre yapılıp 01/11/2007 tarihinde askı ilânı yapılan ancak mevcut dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Orman Yönetimi dava dilekçesinde orman tahdidi sırasında P.57 iç parsel numarası verilerek orman sayılmayan bölümün tamamının orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, yörede 2008 yapılan arazi kadastrosunda, P.57 iç parseli daha çok taşınmazı kapsamasına rağmen, mevcut orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle 277 ada 3 ilâ 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının malik hanesi açık bırakılıp 3402 sayılı nunun 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiştir.
Dairece 02/10/2012 günlü iade kararı üzerine düzenlenen 26/11/2012 havale tarihli kadastro teknisyeni Bekir Faruk Argıtlı tarafından düzenlenen krokide çekişmeli taşınmazlar yanında, 225 ada 1 ilâ 8, 226 ada 2 ilâ 11, 227 ada 1 ve 2, 230 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarında P.57 iç parseli içerisinde kaldığı, getirtilen tutanak örneklerinden ise belirtilen taşınmazların itirazsız kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mevcut dava nedeniyle tutanakları davalı olarak tutulması gereken 225 ada 1 ilâ 8, 226 ada 2 ilâ 11, 227 ada 1 ve 2, 230 ada 1 parsel sayılı taşınmazların komisyonca yanılgı sonucu askı ilânlarının yaptırılarak kesinleştirilmiş olması bu taşınmazların tesbitten önce davalı olduğu gerçeğini değiştirmez.
Bu nedenle mahkemece öncelikle 225 ada 1 ilâ 8, 226 ada 2 ilâ 11, 227 ada 1 ve 2, 230 ada 1 parsellerin tapu kaydına kadastro mahkemesinde davalı olduğu şerhi konulup, tesbit malikleri davaya dahil edildikten sonra temyize konu 227 ada 3 parselin temyize konu (3C) bölümü ve 225 ada 1 ilâ 8, 226 ada 2 ilâ 11, 227 ada 1 ve 2, 230 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir fen ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı nunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı nunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 6831 sayılı nunun 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık olup olmadıkları değerlendirilmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez çekişmeli taşınmazların tutanaklarının malik hanesi açık olarak düzenlendiği kabul edildiğinden davalı gerçek kişiler yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı nunun 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, murisler yönünden de ilgili tapu ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı nunun 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma nunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, temyiz edilmeyen taşınmazlar yönünden usûl kazanılmış hakka riayet edilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.