YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9060
KARAR NO : 2011/13074
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 115 ada 14, 16 ve 17 parsellerin kuzeyinde ve 112 ada 1 ve 2 nolu parsellerin güneyinde yer alan ve yol olarak tespit edilen taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını bildirerek tespitin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle kadastro mahkemesine dava açmış, mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu yola terkin edilen harita mühendisi ve fen bilirkişilerin 25.03.2009 tarihli raporlarında yeşile boyalı 565,59 m²’lik alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairenin 14.10.2009 gün 2009/11076-14698 sayılı kararı ile “6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanının ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde olduğu, tutanak ve kararlara karşı ilgililerin 6 ay içinde Kadastro Mahkemesine itiraz edebileceği belirtilmiş olup, yasanın bu açık hükmü karşısında öncelikle kamu düzenine ilişkin olan görev konusu mahkemece resen göz önüne alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasının incelenerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın görev yönünden reddine dair verilen karar Dairenin 22.11.2010 gün 2010/11544-14328 sayılı kararı ile onanmakla dosya Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanı KABULÜNE ve dava konusu yola terkin edilen harita mühendisi ve fen bilirkişilerin 25.03.2009 tarihli raporlarında yeşile boyalı 565,59 m²’lik alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce, 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılarak 30.05.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna ve dava konusu tescil harici bırakılan yolun kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığı anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalı Hazine aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 3, 4 ve 5 numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 3 numaralı bent olarak ” 3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/ A maddesi ile geçici 11. maddesine göre; davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 21/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.