YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6006
KARAR NO : 2011/9777
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve müdahiller vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/9410-11377 sayılı bozma kararında: “Orman Yönetimi ve Hazinenin 1511 ve 1419 parsellere yönelik temyiz istemlerine gelince; yukarıda açıklandığı üzere bozma kararından önceki kurulan hükümde 1511 parselin tamamına ilişkin gerçek kişilerin davasının reddedildiği, 1419 parsele ilişkin davanın kısmen kabul edilip (a)=5540 m2 bölümünün davacılar adlarına tecsiline karar verildiği ve bu kararın davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmeyerek haklarında uzulü kazanılmış hak oluşmasına rağmen temyize konu kararda 1511 parselin tamamı ile 1419 parelin (A) ile işaretli 15665 m2 bölümlerin davacı kişiler adlarına tesciline karar verilmiş olması usulü kazanılmış hakların ihkali niteliğinde olup, bu parsellere yönelik Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz istemlerinin kabulüyle hüküm kurulmasına karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra; dava konusu 1511 nolu parsel yönünden davanın reddine ilişkin mahkememizin 1993/495 esas 2004/184 karar sayılı ilamı davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bu parsel yönünden davanın REDDİNE,
Dava konusu 1419 parsel yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin mahkememizin 1993/495 Esas 2004/184 Karar sayılı ilamı ile reddedilen kısım olan 15665 m2’lik kısımla ilgili mahkeme ilamımız davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bu kısım yönünden davanın REDDİNE,
Mahkememizin 2005/20 Esas 2008/312 Karar sayılı ilamı ile 1513 nolu parsel ve 1047 nolu parsele ilişkin kısımlar Yargıtay onama ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 1984 yılında kadastro tutanağı düzenlenip Havza-i Fatmiye’den dolayı tesbit harici bırakılan taşınmazları Medeni Yasannın 713. Maddesine göre tescilini istemektedir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli 1419 sayılı parselde kabul edilen 5540 m2’lik bölüm yönünden tescil kararı verilmemesi, yine dava davalılar yönünden aynı sebepten açıldığı halde AAÜT’nin 3/2.maddesi gereğince tek vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasınının 2-6 ve 7.bentlerinin hükümden çıkartılarak, 2.bent olarak; “Dava konusu 1419 sayılı parsele ilişkin davanın kısmen kabulu ile … memuru … tarafından düzenlenen 31/10/2000 tarihli raporda, (A) işaretli 5540 m2’lik bölümü 400 pay kabul edilerek 140 payı … oğlu … adına, 140 payı … oğlu … adına, 45 payı …, 45 payı … ve 30 payı … adına tapuya tesciline,” 6.bent olarak; “Orman Yönetimi ve Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2243,51.-TL vekalet ücretinin 935.-TL’sinin davacıdan, 1307,54.-TL’sinin müdahil davacılardan alınarak Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 13/09/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.