YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10982
KARAR NO : 2013/1479
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Demre Kadastro Mahkemesine verdiği 25.02.2011 tarihli dilekçede özetle; … Köyü 454 sayılı parselin Demre Kadastro Mahkemesinin 1994/2-2000/26 sayılı kararıyla (A) harfi ile işaretli 500 m2 kısmının orman, (B) harfi ile işaretli 4000 m2 kısmının ise tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiğini ve hükmün, 03.01.2001 tarihinde kesinleştiğini, ancak, infaz aşamasında hükme esas alınan raporda taşınmaza ait olduğu bildirilen 66 ila 69 numaralı OS noktalarının 456 sayılı parsele ait olduğu anlaşıldığından, infaz yapılamadığını bildirerek, taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Kadastro mahkemesince, tesbitin 1986 yılında yapıldığı, kadastro mahkemesinin görevinin itiraz üzerine verilen kararın kesinleşmesiyle sona erdiği, davanın tarla niteliğiyle Hazine adına kesinleşen 454 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ilişkin olduğu ve genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve dosya asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır.
Asliye hukuk mahkemesince, taşınmazın orman kadastro sınırları içinde ve eylemli orman olduğu, önceki mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporları hatalı olduğundan, uygulama imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 454 sayılı parselde Demre Kadastro Mahkemesinin 1994/2 – 2000/26 sayılı kararıyla tarla vasfıyla Hazine adına oluşturulan tescilin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından yargılama giderlerine; davalı Hazine tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil niteliğindedir.
Yörede 1948 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro çalışması vardır. Daha sonra 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik aplikasyon ve 2/B madde çalışması yapılarak 05.10.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazları bakımından; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; 1986 yılında yapılan kadastro sırasında 454 sayılı parsel 4500 m2 yüzölçümünde tarla niteliğiyle Arif Çan ve arkadaşları adına tespit edilmişse de; Kadastro mahkemesinin 1994/2 – 2000/26 sayılı dosyasında Orman Yönetimi, Hazine, Arif Çan ve arkadaşları arasında görülüp kesinleşen dava sonunda, çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile işaretli 500 m2 bölümünün kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirlenerek orman niteliği ile Hazine
adına, (B) harfi ile işaretli 4000 m2 bölümünün ise tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm, Dairenin 2000/7517 sayılı dosyası ile onanarak kesinleşmiştir. Ancak, hükmün infazı sırasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işaretli 66 ilâ 69 numaralı OS noktalarının başka bir taşınmaza ait olduğu belirlendiği için infaz yapılamamış, Orman Yönetimi infazı sağlamak üzere temyize konu davayı açmıştır. Ancak, ortada henüz 454 sayılı parsele ilişkin kesinleşmiş bir tapu kaydı sözkonusu olmadığından tapunun iptali istenemeyeceği gibi, aynı parsele ilişkin verilen kadastro mahkemesinin 1994/2 -26 sayılı kararı kesin hüküm oluşturmaktadır. Yani, mahkemece işin esasına girilerek yeniden inceleme yapılması ve kesin hükmü değiştirecek şekilde karar verilmesi doğru değildir. Ortada hatalı bilirkişi raporundan kaynaklanan hükmün infaz edilememe hali vardır, bu durum ise, şartları varsa ancak yargılamanın iadesi ile düzeltilebilir.
O halde, mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 19.02.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.