YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7648
KARAR NO : 2011/10187
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun ilana çıkartıldığını ancak dava dilekçesine ekli paftada 194 ve 195 orman sınır noktaları arasında ormana bitişik fakat orman sayılmayan ve fiilen makilik olan 69 parsel numarası verilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmazlarla ilgili tespit tutanağı düzenlenmiştir. Mahkemece, dava konusu 220 ada 2 ve 221 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne, taşınmazların orman niteliğiyle, Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş,hüküm davalı … tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılarak, mahkemece davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve aynı Yasanın 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4 ve 5. paragraflarının kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Yasayla 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16 .maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı Hazineden harc alınmasına yer olmadığına 20.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.