YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5037
KARAR NO : 2011/9720
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Kadastro Müdürlüğüne vekaleten Hazine avukatı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4.maddesine göre yapılan kadastroda … ilçesi … köyü … mevkii 234 ada 98 parsel sayılı 5621,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı” ve “… oğlu … kullanımında olup, üzerindeki evler ve seralar kendisine aittir” şeklinde şerh yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi babasının adının … olmasına rağmen, beyanlar hanesinde baba adının yanlışlıkla … yazıldığı, bu yanlışlığın giderilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli Kurşunlu köyü 234 ada 98 sayılı parselin mülkiyetinin Hazine yönünden kesinleştiğinin tesbitine, bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, çekişmeli parselin … oğlu 1943 doğumlu … kullanımında olduğu, … beyanlar hanesindeki baba adının … olarak düzeltilmesine … İsminin iptaline karar verilmiş, hüküm Kadastro Müdürlüğüne vekaleten Hazine Avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4.maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp 16.01.1946 tarihinde askı ilanı yapılarak 10.04.1946 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılarak 24.09.1982 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1.madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro tesbit tutanağının beyanlar hanesine yazılan muhdesata ve kullanıma ilişkin şerhlerin silinmesi yada değiştirilmesi istemiyle açılan davalarda davalı sıfatı, tesbit malikinin yanı sıra yararına şerh konulan kişiye ait olup, aralarında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu tür davalarda Kadastro Müdürlüğünün davalı sıfatı yoktur. Davanın tesbit maliki ile yararına şerh yazılan kişiye karşı birlikte açılması gerekli ve yeterlidir. Davanın tesbit maliki yada muhdesat sahibi yada kullanıcı olarak gösterilen kişilerden sadece biri aleyhine açılması halinde, davalı sıfatının bulunmadığından değil, davalı tarafın eksikliğinden söz edilebileceğinden, Davacı tarafa davasını eksik olan davalıya yönlendirilmesi için olanak tanınmalıdır. Bu davanın genişletilmesi anlamına gelmez. Beyanlar hanesindeki kullanıcının baba adının yanlış olduğu ve düzeltilmesi iddiasıyla açılan davada Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunmayıp, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmelidir.
Diğer taraftan, dava 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi vardır. Başka bir deyişle, uyuşmazlığın esası hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermelidir.
Bu hususlar gözetilerek, mahkemece davacı tarafa davasını tesbit maliki Hazineye yönlendirmesi için olanak tanınması, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devamla, tarafların iddia ve savunmaları sorularak, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre çekişmeli parseller için sicil oluşturulması, diğer bir ifadeyle tapuya tesciline ilişkin hüküm kurulması gerekirken, hazine taraf edilmeden davanın görülüp bitirilmesi ve çekişmeli parseller hakkında sicil oluşturulmaması, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesin yer olmadığına, Kadastro Müdürlüğü harca tabi olmadığından temyiz harcına hükmetmeye yer olmadığına 13/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.