YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6935
KARAR NO : 2010/8946
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı kişilerden bir kısım tekstil makinesi parçaları satın aldıklarını ve kısmi ödemede bulunduklarını, kalan parçaların getirilmesi halinde bakiye borcun ödeneceği kararlaştırılmış ise de, davalı … Ltd.Şti.nin yetkilileri olan şahısların müvekkillerini arayarak satılan parçaların kendilerine ait olduğunu ve fabrikalarından çalındığını bildirdiklerini, sonrasında polislerle gelip parçaları aldıklarını, müvekkillerinin karakola götürülerek hırsızlık muamelesi yapıldığını ve akabinde davalının müvekkillerini korkutarak ikrah altında eksik parçaların bedeline yönelik 200.000.-DM. Tutarında bono imzalattıklarını belirterek, bu bono nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin bonoda meşru hamil olduğu ve aynı bononun iyiniyetli hamil …’a ciro edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davacılar vekili, aynı iddialarla bonoda lehtar bulunan … ve ciranta … aleyhine … 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davasını açmış, yargılama sürerken davalı … tarafından davacılar ve davalı … Ltd.Şti. … aleyhine davaya konu bonoya dayalı takip başlatılmış ve anılan mahkemece birleştirme kararı verilerek bu dosyanın esası kapatılmıştır.
Mahkemece davacı yanca ikrah iddiasının kanıtlanamadığı, taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında makineye ait eksik parça bedellerinin iadesine, karşılık 200.000 DM bedelli bononun davacılar tarafından düzenlendiği ve B.K.nun 30/2.maddesine göre protokolde eksik parça bedellerinin fahiş menfaat olarak kabul edilemeyeceği, birleşen davanın davalısı …’un iyiniyetli olup olmamasının da sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, icra dosyasında ihtiyati tedbir kararı uygulanması nedeniyle % 40 oranında 24.633.28.-YTL.tazminatın davacılardan alınarak davalı …’a verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar ile davalılardan …’in emniyeti suistimal suretiyle hırsızlık suçundan yargılanarak, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.7.2007 tarih, 2002/441 Esas, 2007/386 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyetlerine karar verildiği ve bu kararın temyiz aşamasında olup, henüz kesinleşmediği görülmektedir.
B.K.nun 53.maddesi uyarınca Ceza Mahkemesince verilen maddi vakayı saptayan mahkumiyet kararları hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece belirtilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davalı … vekilinin ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istekleri halinde iadesine, 17.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.