Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10431 E. 2022/4340 K. 31.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10431
KARAR NO : 2022/4340
KARAR TARİHİ : 31.05.2022

MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ: GEBZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 31.05.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat …geldiler, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanları … …’ın 4337 ada 6 parsel sayılı taşınmazının ½ payını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak, oğlu olan davalıların mirasbırakanı … …’a satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı gibi, oğlu …ün de alım gücü bulunmadığını ileri sürerek, … adına kayıtlı ½ payın iptali ile mirasbırakan adına tesciline, olmadığı takdirde miras payı oranında adına tesciline ve tenkise karar verilmesini istemiş, dava dışı diğer mirasçılar davaya katılma talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar, satış işleminin gerçek olduğunu, mirasbırakan ve ailesinin bir dönem Fransa’da yaşadıklarını, … hariç tüm aile fertlerinin geri döndüğünü, …ün ise Fransa’da çalışmaya devam ettiğini, mirasbırakanın oturduğu binanın alt katında kahvehane işlettiğini, ancak işlerinin iyi gitmediğini, sürekli oğlu …ten borç istediğini, …ün bir dönem murise yardım ettiğini, ancak bu sorunlar nedeni ile mirasbırakan ile …ün arasının açıldığını, ayrıca mirasbırakanın araba satın almak istediğini, çektiği geçim sıkıntısı ve tüm bu nedenlerle dava konusu taşınmazın yarı payını …e devrettiğini, …ün devir karşılığında mirasbırakana 50.000 Fransız Frankı değerinden … marka araç aldığını ve elden yüklüce miktarda para da verdiğini, ayrıca Fransa’dan da sürekli para gönderdiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
… …’ın taşınmazın yarı payına sahip alacak maddi imkanlarının bulunduğunun gözetilmediğini, …’ün yurt dışında … fabrikasında temizlik biriminin şefi olarak çalıştığını, Mahkemece, mirasbırakanın maddi durumunun iyi olduğu ve taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığı yöndeki değerlendirmelerin doğru olmadığını, mirasbırakanın işlerinin iyi olmayıp, sürekli …ten yardım istediğini, ancak bir süre sonra bu durumun aralarını bozduğunu, …ün para göndermemesi nedeniyle mirasbırakanın maddi durumunun iyice bozulduğunu ve geçim sıkıntısına düştüğünü, geçim sıkıntısı, borçları olan ve araba satın almak isteyen mirasbırakanın paraya ihtiyacı olduğundan, dava konusu taşınmazdaki ½ payını …e sattığını, dosyadaki mektupların, mirasbırakanın maddi durumunun kötü olduğunu ortaya koyduğunu, …ün satış bedelini mirasbırakana ödediğini, …ün satış karşılığı mirasbırakana … plaka sayılı aracı satın aldığını, ayrıca elden yüklü miktarda para verdiğini, Fransa’ya döndükten sonra da taşınmazın satış bedeli olarak PTT aracılığıyla para havale ettiğini, aradan uzun zaman geçtiği için havale makbuzlarının tümünün temin edilemediğinin, …ün taşınmazı satın almak için arabasını sattığını, alacaklı olduğu kişilerden alacaklarını toplayarak İstanbul’a gelirken taşınmazı satın almak için yanında para ile geldiğini, …ün satış bedeli olarak … … için araba satın aldığını, taşınmazın satış tarihinde …ün yurt dışında yaşamakta ve çalışmakta, diğer tüm davacıların ise, mirasbırakanla birlikte aynı çatı altında yaşadıklarını, mirasbırakanın davacılardan mal kaçırmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığını, mirasbırakanın mal kaçırmak isteseydi taşınmazın tamamını …e devredebileceğini, davacılardan … ve …’ın dava konusu taşınmazda kiracı olarak oturup, yıllardır davalılara kira ödediklerini, ayrıca, hem …, hem de …’ın davalıların payını satın almaya çalıştıklarını, bilirkişi raporunda taşınmazın yaklaşık 30 yıl önceki değerine ilişkin değerlendirmenin doğru olmadığını, satışın gerçek olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26/10/2021 tarihli ve 2021/1094 Esas 2021/1345 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan … …’ın eşi …’ın sağ olup davacılardan olduğu, mirasbırakanın iki oğlu olduğu, bunlardan birinin davalıların miras bırakanı olan … … olduğu, diğerinin 1975 doğumlu … olduğu, mirasbırakanın üç kızının bulunduğu, bunların tamamının davacı olduğu, mirasbırakan …’ın 2004 yılında öldüğü, oğlu olan davalıların miras bırakanı …’ün ise 2016 yılında öldüğü, mirasbırakan … …’ın çalışmak için 1972 yılında ailesi olmaksızın tek başına Fransa’ya gittiği, yaklaşık 3 yıl sonra mirasbırakan …’ın tüm ailesini (… … dahil) Fransa’ya götürdüğü ve orada yaşamaya başladıkları, bu şekilde mirasbırakan ve ailesi Fransa’da yaşarken mirasbırakanın davaya konu taşınmazdaki tam payı 07/11/1979 tarihinde satın aldığı, mirasbırakan …’ın, … … olmaksızın diğer aile fertleri ile 1985 yılında ülkeye kesin dönüş yaptığı ve satın almış olduğu üzerinde dükkan ve evlerin bulunduğu, bu taşınmazda (davaya konu taşınmaz) ikamet etmeye başladıkları, … …’ın ise vefat edene kadar Fransa’da yaşadığı, dönem dönem Türkiye’ye ailesinin yanına izine geldiği, mirasbırakan …’ın Türkiye’ye kesin dönüş yaptıktan sonra taşınmazında bulunan iş yerlerinden bir tanesini kırathane olarak işletmeye başladığı, bir süre bu şekilde dükkanı işlettiği, bir süre sonra mirasbırakanın geçim sıkıntısı yaşamaya başladığı bu nedenle işi gereği ve evin geçimi ile ilgili paraya ihtiyaç duyduğu ve bu konuda Fransa’da bulunan oğlu … …’ın muris babasına dönem dönem Fransa’dan para göndermek sureti ile maddi anlamda yardımcı olmaya çalıştığı, mirasbırakan …’ın tüm bunlara rağmen para ihtiyacının devam ettiği, geçim sıkıntısı ve borçlarının bulunduğu, bu para isteme olayı sürekli hale gelince … … ile mirasbırakan …’ın arasının açıldığı, tüm bunların delinin dosya arasındaki para gönderme evrakları ile … ile mirasbırakan ve bir kısım davacılar arasındaki yazılan mektuplar olduğu, mirasbırakan …’ın paraya olan bu ihtiyacı nedeni ile oğlu … tarafından gönderilen paralar da dikkate alınarak ve mirasbırakanın ayrıca araba satın almak istemesi ancak parasının olmaması nedeni ile … …’ın babasına … marka 1988 model araç satın aldığı, bu şekilde … …’ın murise verdiği paralar ve almış olduğu araç nedeni ile taşınmazın 1/2 payının mirasbırakan tarafından … …’a devrinin yapıldığının, … marka aracın mirasbırakan … adına tescil tarihinin 01/07/1991 oluşu, bunun da tapudaki satıştan 4 gün sonraya isabet etmesinin bu hususun delili olduğu, mirasbırakan …’ın, … dışındaki diğer mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir beşeri anlamda bir sorununun bulunmadığı, esasen bu yönde bir iddia ve delilin de bulunmadığı, murisin mal kaçırma kastı olsa idi … … adlı oğluna yarı payı değil tam payı devretmesinin bekleneceği oysa ki murisin yarı payı uhdesinde tuttuğu, … tarafından mirasbırakan babasına verilen para ve alınan araba karşılığında taşınmaz devrinin yapıldığının anlaşıldığı, temlikin gerçek satış olduğu, mal kaçırma iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Bölge Adliye Mahkemesince hatalı ve eksik inceleme yapılarak, delillerin yanlış değerlendirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından satıştan 4 gün sonra mirasbırakan adına araç alınmasının ve bu aracın satış bedeli sayılmasına ilişkin gerekçenin doğru olmadığını, zira İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakanın Türkiye’ye dönerken aracının yurt dışında kaldığı, oğlu …ün de bu araç yerine mirasbırakana yeni bir araç aldığını belirttiği, davalılar tarafından sunulan mektuplarda, istenen paraların kömür ve çeyiz bedeli olduğunun açık olup, bu paraların taşınmaz satışı için olmadığının açık olduğunu, temlikin muvazaalı olduğunun ispatlandığını, tanıkların mirasbırakanın taşınmazı oğullarına devretmek istediği, ancak temlik tarihinde Atakan’ın yaşının küçük olduğu için devirlerin yapılamadığını beyan ettiklerini, satış bedeli ile gerçek bedel arasında aşırı fark olduğunu, bu durumun da yapılan işlemin bağış olduğunu gösterdiği, mirasbırakanın maddi gücünün iyi olup, satışa ihtiyacı bulunmadığı, …ün de alım gücünün bulunmadığı, mirasbırakan ile …ün arasının çok iyi olduğu, … tarafından PTT ile gönderilen miktarların satış bedeli olmadığını, PTT ile gönderilen miktarların toplamının 380 Euro ettiğini, ayrıca, PTT ile gönderilen miktarların 1992-1993 ve 1994 yıllarına ait olup, taşınmazın temlikinin ise 1991 yılında yapıldığını, davalı tarafça satış bedelinin ödendiği iddiasının soyut iddialardan ibaret olduğunu, mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki 2 daire ve 3 dükkandan aldığı kira gelirlerinin bulunmakta olup, bununla da geçimini sürdürdüğünü, mektuplarda talep edilen meblağların harçlık mahiyetindeki miktarlar olduğunu, davalı tarafça alındığı iddia edilen aracın 1988 model, 2. el ve 3 yaşında bir araç olup, değerinin düşük olduğunu, mirasbırakanın aracını gümrük nedeniyle Türkiye’ye getirememesi nedeni ile … tarafından babasına araç alındığını, bu aracın satış bedeli olarak değerlendirilemeyeceğini, …’ın 1985 yılında ülkeye dönüş yaparken aldığı tazminattan yüklü miktarda o dönem işsiz olan oğlu …e verdiğini, mirasbırakan ile …ün aralarının iyi olduğunu, sadece, … ailenin büyüğü olarak, yurt dışından harçlıklar göndererek aileye destek olduğunu, davalı tarafça ayrıca satış bedeli olarak elden yüklü miktarda para verildiğinin beyan edilmesine rağmen, bu hususun ispat edilemediğini, …ün aldığı maaşın ancak geçimini temin ettiğini, mirasbırakanın 1991 yılında evini satacak kadar bir maddi sıkıntı içinde olmadığını, temlikin mal kaçırma amacı ile yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.2.2. Öte yandan, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi gereği davacı tarafa aittir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre Bölge Adliye Mahkemesince kararın (IV./3.) no.lu paragrafında yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının davacılardan alınmasına, 31/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.