YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12072
KARAR NO : 2013/1666
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını açıkladığı 5 dönüm yüzölçümlü tapusuz taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince adına tescilini istemiştir. Mahkemece, krokide (A) harfi ile gösterilen 3056,09 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22/09/2008 tarih ve 2008/4028-4401 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazın, 1961 yılında yapılan arazi kadastrosunda niçin tescil harici bırakıldığı araştırılmalı, komşu parsel kayıtları uygulanarak taşınmazın görünümünü ne gösterdiği araştırılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin taşlık ve çalılık olduğunu bildirdiklerinden usûle uygun orman araştırması yapılmalı, dava tarihinden 20 yıl önceye ait hava fotoğrafları orman bilirkişi aracılığıyla incelenmeli, sonucuna göre karar verilmeli” denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Çamdibi Köyü 113 paftada fundalık olarak gösterilen tapulama harici, krokide (A) harfi ile gösterilen 3056,09 m2’lik kısmının davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesine göre açılan tapusuz taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1970 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 07/04/1961 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında, orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/02/2013
gününde oy birliği ile karar verildi.