Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2801 E. 2011/10963 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2801
KARAR NO : 2011/10963
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastroya itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda … beldesi, … mahallesi 433 ada 1424 parsel sayılı 1315,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. … oğlu 1960 doğumlu …’ün işgalindedir.” şeklinde şerh yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi zilyetliğindeki tarım alanı olduğu … ile ilgisi olmadığı, onun yanına konulan şerh silinerek yerine, kendi kullanımında olduğu yönünde beyanlar hanesine şerh yazılmasını istemiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, nitelik yitirmediğinin belirlendiği, taşınmaz için Orman Yönetimi tarafından her zaman dava açılabileceği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1989 yılında yapılıp 24.05.1990 ila 24.11.1990 tarihinde yapılan ilandan sonra kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli paselin eski tarihli haritalarda ve özellikle 1989 yılı memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği bir yana, eylemli olarak, sınırdaki devlet ormanının devamı niteliğinde çalılık ve taşlık olduğu, orman bilirkişi raporuyla, yüksek eğimli çalılık niteliğindeki orman alanı olduğu, eski tarihli memleket haritası ve 1989 yılında düzenlenen memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine, Orman Yönetiminin istemesi halinde orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili sağlanabilecek yerlerden olduğuna, her ne kadar, yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 35 yıldır davacının kullanımında olduğunu, ziraat uzmanı bilirkişi tarım alanı olduğunu bildirmişse de, gerek ziraat uzmanı bilirkişi raporuna eklenen fotoğraflar ve gerekse orman bilirkişi raporuna ekli fotoğraflara göre, taşınmazın üzerinde iş makinaları çalıştırılarak tesfiye edilmeye çalışıldığı ve taşınmazın keşif günündeki bulgulara göre bile tarım alanı olmadığına, davacı ya da başka birinin kullanabileceği yerlerden olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.