YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15880
KARAR NO : 2011/14262
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda … köyü, Tepe mahallesi, 166 ada 5 parsel sayılı 188.16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, beyanlar hanesine “Üzerindeki fındık ağaçları … oğlu …’in kullanımında olup kendisine aittir ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışında kalmaktadır” şerhi yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir Davacı vekili; taşınmazların kendi müvekkilinin zilyetliklerindeki tarım alanları olduğu halde, davalının kullanımında olduğunun yazıldığı ayrıca; çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün 16000 m2 olduğunu, bu tesbitin iptali ile parselin yüzölçümünün 16000 m2 olarak düzeltilerek, kendi kullanımlarında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasını istemişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasaya göre 2/B uygulaması 17/06/2010 ila 16/07/2010 tarihleri arasında ilana çıkıp kesinleşmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasanın 26/son maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde başlar. Somut uyuşmazlıkta çekişmeli taşınmaz hakkında 17/06/2010 tarihinde askı ilanları yapılıp 30 günlük askı ilan süresi içinde itiraz olunmadıklarından tutanak kesinleşerek tapuya kaydedilmiş, dava 07/10/2010 tarihinde açılmıştır. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında gözönünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.