YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2483
KARAR NO : 2011/3157
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescili ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 02/03/2010 tarihli dilekçesi ile, … köyü, … mevkii, 4130 parsel sayılı 20650,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalı … adına tarla vasfıyla kayıtlı olduğunu, yörede 64 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2003 yılında 6831 Sayılı Yasa gereği Orman Kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması yapıldığını, çekişmeli taşınmazın 2003 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı … adına tarla vasfıyla kayıtlı olan taşınmazın tarla olan vasfının orman olarak değiştirilerek orman vasfıyla Hazine adına tescilini ve elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve Amasya Merkez … köyü … mevkii Cilt:43, Sayfa:4125, Cinsi: Tarla olan 20.650,00 m² yüzölçümündeki Hazine adına kayıtlı 4130 parsel sayılı taşınmazın … Bilirkişisi …’ün 11/06/2010 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 9.918.43 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla hazine adına kayıt ve tesciline ve Karar kesinleşinceye kadar davalının dava konusu taşınmaza vaki müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescili ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 26/02/2003 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümünün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4. ve 5. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.