YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6866
KARAR NO : 2012/13677
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde tapuya kayıtlı olmayan … Köyü Köyönü Mevkiinde bulunan doğusu … taşınmazı, batısı … … taşınmazı, kuzeyi yol, güneyi … ve … taşınmazı ile çevrili tahminen 700 m2 miktarındaki gayrimenkulun öncesinde İliceli … lakabı ile tanınan bir şahsa ait iken, şahsın 35 – 40 yıl önce … … isimli şahsa sattığını, onunda, müvekkili …’a sattığını iddia ederek, dava konusu gayrimenkulün … adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davasının kabulüne ve krokide (C) harfi ile gösterilen 896,57 m2’lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm, davalı Hazine ve dahili davalı … Yönetimi’nin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.11.2009 tarih ve 2009/16181– 2009/16156 sayılı kararında özetle: “yeterli zilyetlik ve orman araştırması yapılması gereğine değinilerek” bozmaya hükmedilmiş, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre; dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 24/08/2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1975 yılında yapılmış ve ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dava, Medenî Kanununun 713. maddesi gereğince açılan tescil davası niteliğinde olduğu, aynı maddenin 6. bendi gereğince davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebileceklerinden ve davalı Hazine vekilinin 25/01/2008 tarihli dilekçe ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep ettiğinden, mahkemece, davalı Hazinenin Medenî Kanunun 713/6. maddesi gereğince istemde bulunduğu karşı tescil talebi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmamış olması usûl ve kanuna aykırı olup, hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi yönünde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı ise de, bu husus, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.