YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5017
KARAR NO : 2011/9706
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda, … ilçesi … 13251 ada 73 parsel sayılı 959,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ve eşit hisseler ile … çocukları 1971 doğumlu …, 1967 doğumlu …’nin kullanımında olduğu, üzerindeki iki adet evin kendilerine ait olduğu yazılarak, Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … 02.07.2010 tarihli dilekçesiyle, taşınmazın davalı kardeşi ile müşterek kullanımında olduğunun yazıldığı oysa, herkesin kullandığı yerin ayrı olduğu, kullandıkları yerin ölçülerek kimin nereyi kullandığını belirleyecek biçimde ayrı ayrı tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … 13251 ada 73 sayılı parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiğinin tesbitine, parselin toplam 959,97 m2 itibariyle 160 m2’sinin … ve yine deponun … , parselin geri kalan 799,97 m2 bölümünün de … oğlu … ait olduğu, taşınmaz üzerindeki evlerin de … ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … 1 ila 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ila 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilan edilmiş dava konusu taşınmaz, bu işlemlerde orman kadastrosu sınırları içinde bırakılması ve 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması nedeniyle tapulama/kadastro dışı bırakılmıştır.
Çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde uyuşmazlık bulunmayıp, gerçek kişilerin mülkiyet iddiası yoktur. Davacı ve davalı gerçek kişiler arasındaki uyuşmazlık çekişmeli parselin ne kadarının, kimin kullanımında olduğu ve üzerindeki evlerin kimin kullanımında olduğu konusunda olup, davacı tarafın iddiası davalı gerçek kişi tarafından kabul edildiğine göre, Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mevcut dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tesbitinin kesinleşmediği, 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi bulunduğu, başka bir deyişle, uyuşmazlığın esası hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar verme görevinin bulunduğu gözetilerek sicil oluşturulması gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 13.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.